Hatice kaplan

Hatice kaplan
@htc_kpln
Puan vermedi·200 syf.··
2025 19. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2025 20:06
Anadolu’nun dört bir yanından kopup gelen hayatların, Ankara'nın bambaşka semtlerinde şekillenen yaşamların ve Gölcük depreminden sağ kurtulan ya da o felakette yitip giden insanların hikâyelerinin büyüleyici bir bileşimi bu kitap. Bir tarlada fındık toplayan bir grup insanla, şarkıcı olmanın hayalini kuran bir gencin; Kore Savaşı’na giden üç askerin yaşamını bir şekilde kesiştiren… Güzeller güzeli bir kıza körkütük âşık birkaç kişinin yollarını, define peşinde koşanların öyküsüyle bağ kurdurabilen hayranlık uyandırıcı bir roman. Her biri başlı başına roman olacak derinlikteki hikâyeler, tek bir kitapta güçlü ve sade bir dille harmanlanıyor. Dünyanın küçüklüğü, kitapta birer çengelli bulmaca gibi görünen yaşamların birbiriyle bütünleşmesiyle çok güzel kavranıyor. Tesadüf gibi görünen bağlar, aslında hayatın görünmeyen örgüsünü gözler önüne seriyor. Mahir Ünsal Eriş, sadece karakterler arasında değil; coğrafya, duygu ve zaman arasında da köprü kuruyor. Samimi, içten, derin… Ve her sayfada kulağımıza adeta fısıldıyor: *“Burası dünya yahu, burası bu kadar işte.”* Hiç çekinmeden söyleyebilirim: Alın, okuyun. Kendinizden parçalar bulacaksınız.
Dünya Bu KadarMahir Ünsal Eriş · Can Yayınları · 20221,645 okunma
Reklam
Puan vermedi·166 syf.··
2025 17. kitabı
Ferhan Şensoy’un mizahi ve eleştirel üslubunu her zaman beğenmişimdir. Özellikle halkı gözlemleyip bunu ince esprilerle yansıtma biçimi oldukça zekice. 'Ayna Merdiven' de bu yönüyle zengin bir kitap. Ancak okurken rahatsızlık duyduğum bazı bölümler oldu. Özellikle dini değerlere yönelik, Hz. Meryem ve Hz. İsa ile ilgili yazılan bölümü gereksiz ve saygısız buldum. Bana göre mizahın da bir sınırı olmalı. Eleştiri elbette değerlidir ama kutsal kabul edilen konular söz konusu olduğunda daha özenli ve hassas bir dil tercih edilmeli. Mizah kitabı dahi olsa, bazı sınırların gözetilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu tür ifadeler, kitabın bütünlüğüne katkı sağlamadığı gibi, bende ciddi bir rahatsızlık oluşturdu ve kitabı son bölümlerde olmasına rağmen bırakmayı bile düşündüm. Genel olarak bakıldığında kitap, halkımızın gözlemlenmesine dayanan, ince zekâ ürünü detaylarla bezeli ve güçlü bir mizahi anlatıma sahip. Bölüm bölüm ilerleyen, küçük hikâyeciklerden oluşan bir yapısı var. Ancak bazı bölümler benim açımdan kırıcıydı. Buna rağmen Şensoy’un toplum gözlemlerindeki isabeti ve dili ustalıkla kullanışı takdire değer. Yine de mizah yapılırken, bazı değerlerin daha dikkatli ve özenli bir şekilde ele alınması gerektiğini düşünüyorum.
Ayna MerdivenFerhan Şensoy · Ortaoyuncular Yayınları · 1996936 okunma
Puan vermedi·479 syf.··
2025 2. kitabı
“Ölmem gerek. Hazırım da buna.” yazmış Gogol mektuplarından birinde. Yazarın manik depresif psikoz olduğunu, kitabın ikinci cildine geçmeden önce verilen bilgilendirme kısmından öğrendim. Üstelik "Ölü Canlar"ı yazarken aralıklarla geçirdiği krizlerden birisine tutulmuş ve kitabın ikinci cildini yakmaya çalışmış. Krizin sonucunda da kendini aç bırakarak öldürmüş. Halbuki ben, "Palto"yu okurken de, "Ölü Canlar"ı okurken de yaşam dolu ve nüktedan bir yazar hayal etmiştim. Eleştirel mizah seviyesinin bu kadar kuvvetli olması beni hayran bırakmıştı. Kitaplarının birçok kısmında kahkahalarla gülmüştüm hatta. Gerçi birçok yerde de trajik konular işliyordu ama bunun Rus olmasından kaynaklandığını düşünüyordum. Gogol yazılarını manik durumdayken yazarmış ve bu durumdayken müthiş enerjik oluyormuş; sanat gücü, yaratıcı düşünceleri doruğa ulaşıyormuş. Belli ki bu yüzden nüktedan bir yazar hayal etmiştim. Bilgilendirmeyi okuduktan sonra okumaya devam ederken en komik anlarda bile gülmeyi geçtim, tebessüm etmekte zorlandım. Sürekli kahkaha atan, espri yapmadan duramayan bazı insanların, bazen içlerinde ne kadar yorgun olabileceklerini çok sevdiğim bir kitap aracılığıyla yeniden görmüş oldum. Eleştirel mizahı yüksek, kurgusu şahane ama arka planında böyle çarpıcı bir yanı olan ve bu sebeple tamamlanamamış bu kitabı okumalısınız. Vesselam..."
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2024 15. kitabı
MS 70'de Titus'un Kudüs işgalinden sonra, Yahudi toplumu dünyanın dört bir yanına dağılır ve zaman içinde ana dillerini unutur. Böylece Yahudiler hangi bölgede yaşıyorsa oranın dilini konuşmaya başlar. İbranice'yi ise yalnızca dini metinlerinde ve ibadetlerinde kullanırlar. Yani İbranice ölü bir dil haline gelmiştir. Yazarımız Taha Kılınç bu araştırma kitabında İbranice'nin yeniden canlandırılmasına kendini adamış bir adamın hayatı üzerinden Filistin işgalinin temelinin nasıl atılabildiğini aktarıyor bizlere . Devlet olabilmenin temelinde ortak dil ve kültür olduğunu bilen ve bunun için dünya savaşı devam ederken bile sözlük oluşturmaktan vazgeçmeyen Eliezer Ben Yahuda'nın hayatından etkilenmemek elde değil. Yazarın kitabın son cümlesinde vurguladığı gibi; Yahudi, Müslüman,Hristiyan yahut başka bir dinden olun fark etmez 'vazifenize odaklanın. Tarih hakkınızı asla yemeyecektir.' Ders çıkarmamız gereken bir çok noktaya değinen kitap muhakkak okunması gereken araştırma kitapları içerisinde olmalı.
Dil ve İşgalTaha Kılınç · Ketebe Yayınevi · 20241,069 okunma
Puan vermedi·428 syf.··
2024 12. kitabı
Hayatımda zor bir zaman diliminden geçiyorsam eğer, bunu sevdiğim bir epik fantastik romanla taçlandırırım ki böylece tadı olmayan hayata birazcık baharat eklemiş olurum. Bir müddet kitabın evrenine gider, orada yaşarım. Eh malum son zamanlarda dünya, içerisinde durmak isteyeceğim bir yer olmaktan gittikçe uzaklaşıyor. İnsanlığa dair ümidim de kayboluyor. Neyse, bu yaz bilmem kaçıncı kez 'Yüzüklerin efendisi' film serisini izledikten sonra henüz lisede bile değilken kitap serisine ortasından başlayıp sonra da yarım bıraktığımı hatırladım. Aynı vakitlerde takip ettiğim bir aktivist dünyada olup bitenlere dair ümitsizliğe kapılan gençler için yüzüklerin efendisi Frodo ve Sam'in yaptıklarını örnek gösteriyordu. Kitaptan bir kesitle ne demek istediğini sizlere de aktarayım "Nitekim, dünyanın çarklarını döndüren eylemler ekseriya böyledir: Büyüklerin gözleri başka yerlerdeyken, küçük eller işleri başarmaya mecbur kalır." Bizler de küçük elleriz, yaptığımız küçük işler büyük etkiler bırakabilir. Bırakmasa da en azından çaba göstermiş oluruz. Tıpkı o minik hobbitler gibi...Ve böylece kitaba tekrar başlama kararı aldım. Şimdi izninizle ben bir müddet orman elfleriyle yahut çıkınçıkmazında hobbitlerle ya da Lothlórien'de Galadriel Hanım'ın yanında kalacağım. Belki bir gün yaptığım küçük işler de büyük bir etki bırakabilir diye ümit içinde olacağım.
Yüzüklerin Efendisi - Kralın DönüşüJ. R. R. Tolkien · Metis Yayıncılık · 201811,6bin okunma
Reklam