Marlo'nun da dediği gibi yolculuğumdan bir kez şüphe etmiş olsaydım, seçtiğim yolda bir kez tereddüt edip arkaya bakarak kafamı karıştırsaydım...Bunların hiçbirini yaşamamış olurdum. Kim olurdum bilmiyorum ancak kendim olmazdım.
Nereden başlasam, hiç bilemiyorum. Öncelikle uzun zamandır wish listemde olan bir kitap olduğunu söyleyerek başlayayım. Herkes bilir ki o kitaba sıra gelesiye kadar araya sürekli başka kitaplar girer. Hainin Mührü de benim için öyleydi. Yayınevi değişti, 1. kitap geldi, 2 geldi… TÜYAP'ta imzasına gidemedim... derken 3. kitabın ön siparişe açılmasıyla, artık zamanı gelmişti. Okumaya devam etmeden önce: Kesinlikle spoiler içerir!
İlk kitap benim için daha çok ortalama bir kitaptı. Karakterleri sevdim, evet. Olay bakımından biraz durağan geldi ancak bunun daha katmanlı bir kurgunun habercisi olmasından dolayı fazla takılmadım. İlk kitaba dair söyleyecek çok fazla bir şeyim yok. Karakterleri tanıdık ama tam potansiyelleri verilmedi. Amaçlarını öğrendik ama bu uğurda ne kadar ileri gidebileceklerini tahmin etme imkânı tanınmadı. Yazım dili bakımından, olay örgüsü, karakter tutarlılığı açısından yazarın ilk kitabı olmasına rağmen gayet başarılı bir kitaptı.
İkinci kitap… Kesinlikle bir başyapıt adayı olabilecek bir eserdi. İkinci kitap benim için serinin özgünlük kazandığı ve diğer kurgulardan koptuğu kitaptı. Tanrı Kuyusu’nun Kemikleri… Yazarı gerçekten takdir etmeye başladığım ve ‘’Lan bunu nasıl okura bu denli geçirebildi?’’ dediğim noktadaydı; karakterlerin, okura tüm etik değerlerini sorgulattığı bir kitaptı. Önce tüm karakterlerden nefret ediyorsun. Zira o karakterin yaptığı yanlışın bir diğerini nasıl kötü etkilediğini, diğerinin bakış açısından okuyorsun. Hatayı yapan karakterin de bakış açısından okuyarak, aslında ona da hak veriyorsun ve kendi etik değerlerini sorgularken buluyorsun. Tüm karakterlerden yaptıkları ihanet/yanlışları için nefret edip, asla onları suçlayamıyorsun. Yazar; bu hissi okura açık etmeden, okurun kendi kafasında tartıp, sorgulayıp karar
Sonra tabii ki Arm için dönecekti.
Elbette. Bir noktada. Kesinlikle dönerdi. Neyse.
...
Arm'ın bu öncelik listesinde masaya hiçbir şey koymayan Otto'dan bile geride kalması ise tamamen kendi suçuydu. Oğlan biraz daha az efkârlı bir hergele olmayı deneyebilirdi.
...
Hodbin suçlunun dağ olduğunu söylese işe yarar mıydı?
Bu iyi bir şey mi, kötü bir şey mi? Tartışılır...·Kitabı okudu