"Aşk dedikleri ne kadar olağanüstü bir şey. Zümrütten daha kıymetli, değerli taşlar onun yanında sönük kalır. İnciler, beşibiryerdeler versen alamazsın; pazarda arasan bulamazsın; tacirden satın alınmaz, teraziye koysan altınla tartılmaz."
Sayfa 10 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
1903'te Jurnal Dlya Vseh dergisinde yayımlanan Nişanlı, Çehov'un tamamladığı son öyküsüdür. Bir genç kızın aşksız bir evlilikten, İşlevsiz bir hayattan kaçıp bağımsızlığını elde edişini anlattığı bu yapıtında, Çehov ülkesinin sırtında taşıdığı aylak ve yararsız insanlara sert bir eleştiri yöneltirken, 20. yüzyıl başında Rus toplumunun kadın özgürleşmesinde geldiği noktaya da dikkat çeker. 1894 yılında Russkiye Vedomosti gazetesinde yayımlanan ve aynı yıl Novellalar ve Öyküler başlıklı derlemeye dahil edilen Edebiyat Öğretmeni ise bir lisede öğretmenlik yapan genç Nikitin'in öyküsüdür. Sevdiği kızla evlenerek muradına eren bu genç adam çok geçmeden bir varoluş kriziyle karşı karşıya gelir. Her iki öykü de Rusya'daki acınası ve sefil günlük hayatın gerçekçi bir yansımasıdır.