+Ah! Bu hayat, dedi.
-Nesi varmış bu hayatın?
+İnsana rahat vermiyor. Başını derde sokuyor. Ne olur, şöyle bir yatıp uyuyabilsem... Hiç kalkmadan...
-Yani ışıkları söndürüp karanlıkta oturmak istiyorsun! Güzel bir hayat doğrusu! Ah İlya, birazcık olsun kafanı yorup düşünemez misin? Hayat rüzgâr gibi gelip geçiyor, sen yatıp uyumaktan söz ediyorsun. Sönmeyen bir alev olmalısın. Ah! Keşke iki, üç yüz yıl yaşayabilsem! İnsan o zaman neler yapmazdı.
+Sen başka türlüsün, Andrey; kanatların var senin, yaşamıyor, uçuyorsun. Yeteneğin, ihtirasın var. Baksana, şişman değilsin. Arpacık çıkarmıyorsun. Ensen kaşınmıyor... Başka bir adamsın vesselam.