📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ben okumaya başlayınca aslında zorluklar içinde yaşanan güzel bir aşka şahit olacağımı düşündüm ancak Livaneli 1970'li dönemlerin;siyasi istikrarsızlık, sağ sol çatışmaları, bu gibi durumlari daha sık dile getirmiş kitap hep bu gibi dönemeçlerle dolu. Karakterler, aşk, kişiler çok arka planda kalmış bu da kitabı "hafif" kılmış. Sonuç olarak;beklentiyi karşılamadı. Ama es geçilmeyecek bir gerçek var ki; bu hayatta Leylalar ve Zeynepler hep var, hep bekler, hep üzülür.. Kadınlar bu yaşamın hep en fedakar ve cefakar insanları..
Seven insanlar birbirinin zehrini alır, birbirine şifa olur,birbirini kurtarır. Böylesi daha gerçek, daha insaniydi. Sartre'ın " Başkaları cehennemdir," sözüyle de çelişmiyordu.
Sürgünler, yarım kalmış hayatlar, kırık umutlar…
Yavuz Ekinci, Aziz’de bireyin hafızası ile toplumun hafızasını aynı potada eritiyor. Karakterlerin yaşadıkları yalnızca onların değil; bu topraklarda yaşayan herkesin ortak hikâyesine dönüşüyor. Anlatımı yalın ama etkileyici, dili ise hem şiirsel hem de sarsıcı. Okurunu, kendi geçmişine ve kimliğine dair sorularla baş başa bırakıyor. Bu roman, sadece okunacak değil, hissedilecek bir hikâye.