Hatice Kübra

Hatice Kübra
Tek başınalığın yolcusu
Kim zemzemden bir yudum içerse kalbinde bir refref aşkı doğar. Zemzemle refref arasında, yerle gök, kanla kalb, kalble ruh arasındaki ilgi gibi bir ilgi vardır.
Reklam
Vasıtası kalb olan bir hakikatin tesirini hangi vasıta, hangi tesir yok edebilir? Kalb ve kalblerimiz, yalnız İslâm için konuşuyor ve çarpıyor.
Kalb üzerine biraz kafa yordum bugünlerde:kalb üzerine kafa yordum,hayal yordum,kalb yordum.
Biten her gün geride bırakılan bir gün,geçen her dakika yaşanmış bir dakikaydı.Ve hepimizin bildiği gibi değişmeyen tek şey değişimin ta kendisiydi.O halde umudumu kaybetmemeliydim.
İnancın yarısı utanç. Ama nasıl utanç? Kalbden ansızın fırlayarak kızartısını yüze vuran kanın utancından, Peygamber neslinin duvarları önünde kendi duvarını yükseltmeyip yıkmaktan, Peygamber karşısında sesini yükseltmeyip indirmekten, kul olma şuuru içinde, her saniye «mutlak bir göz>> tarafından, her kımıldanışının gözlendiğine inanmaya ve ona göre davranmaya kadar ulaşan bir utanç, yani haya.
Reklam