• Onun yakıcı sesi, bizim Hakk'a kavuşmamıza engel olan perdelerimizi yırtmıştır.
• Ney gibi bir zehri, ney gibi bir panzehri, ney gibi bir dostu, ney gibi bir âşıkı kim görmüştür?
• Bize, hak yolunu gösteren gerçek aşkın mahremi, dostu, aklını yitirmiş âşıklardan başkası değildir. Konuşan dile, kulaktan gayrı müşteri, tâlib yoktur.
• Hakk âşıkları, muhabbet deryasının balıklarıdır. Onlar vuslat suyuna kanmazlar, bu sebeple balıktan başka herkes suya kandı, nasibi olmayanın da günü, uzadıkça uzadı.
MESNEVİ
• Şu Ney'in neler söylediğini can kulağı ile dinle, o ayrılıklardan şikayet etmededir.
• Ney kendine has bir dille, hâl dili ile diyor ki: "Beni kamışlıktan kestiklerinden beri, feryadımdan, duygulu olan erkek de, kadın da inlemekte, ağlamaktadır. Şu var ki beni dinleyen her insan, benim neler dediğimi anlayamaz.
• Halbuki benim sırrım, feryadımdan uzak değildir. Fakat her gözde onu görecek nûr, her kulakta, onu işitecek, duyacak güç yoktur.
• Ten candan, can da tenden gizli değildir. Fakat kimseye canı görmek izni verilmemiştir.
MESNEVİ
En azından guguk kuşunun ötüşünü duyacak mıyım? Babam şairdi, hiç farkında olmasa da. Guguk kuşu ne zaman öter, diye sordu doktor. Genelde nisan başında, yanıtını verdi babam. Hayatının tılsımlı derisini bir ay kısaltmış oldu. Onun yerinde olsaydım, ben de en azından bahar için pazarlık yapardım, diye düşündüm.