Ayrılığın Kökeni ve Türkiye’de Modernleşme Atılımları adlı kitapların yazarı...Öğretim görevlisi, avukatlık ve hakimlik mesleklerini icra etti. Hakimlikten emekli olduktan sonra Antalya’da avukatlık yapmaktadır…
“12 Eylül’”ü özüyle kavramak için Kemal Türkler’in öldürülmesi kadar, öldürülenlerin niçin öldürüldüklerini ve öldürenlerin niçin öldürdüklerini bilmemiz gerekiyor.
35 yıllık mesleki yaşamımda, aklanması gerektiği halde mahkum olan, mahkum olması gerektiği halde aklanan çok insan gördüm. Mahkum olanlar, kamuoyunda aklananlardı. Belli dönemin yargısıyla aklananlar ise kamu vicdanında mahkum olmuşlardı.
Kemal Türkler’in yaşamı baştan sona bir sınıf ve demokrasi mücadeleleri tarihi ve destanıdır. Bir çağrısıyla işçiler, emekçiler, gençler ve kadınlar, yığınlar halinde meydanları dolduruyor, şalterler iniyor, üretenler, yaratanlar durunca yaşamda duruyor ve sömürenler çıldırıyordu. Bundandır ki, adım adım ayak sesleri gelen faşizm ortamının oluşması için bir buçuk yıl daha bekledikten sonra önündeki en büyük engellerden biri olarak da Kemal Türkler‘i görüyorlardı. Böylesi dev bir lider yok edilmeden faşizm kolay kolay gelemez, gelse de rahat edemezdi. Ve Kemal Türkler 22 Temmuz 1980 sabahı sıkılan kurşunlarla katledildi. Türkler’in cenazesinde 1 milyonun üzerine insan katıldı.