Bazı yazarların neden büyük yazar olduğunu anlamak için tek bir kitabını okumak yeterlidir. Hacı Murat da o kitaplardan birisidir. Hacı Murat, Tolstoy'un yazdığı son eser olup ölümünden sonra yayınlanmış olup ve bu nedenle de onun edebi mirasının önemli bir parçasıdır. Bu eser, Tolstoy'un diğer eserleri gibi, dünya edebiyatında derin bir iz bırakmıştır. Tolstoy'un karakter yaratma, anlatım tarzı ve insan doğasını analiz etme yeteneği bu eserde de gözler önüne serilmiştir. Hani nasıl Süleymaniye Camii, Mimar Sinan'ın ustalık eseri ise bence bu kitap da Tolstoy'un ustalık eseridir.
Tolstoy'un eserleri genellikle felsefi ve ahlaki soruşturmalar içerir. Hacı Murat da, insanın doğası, ahlaki ikilemler ve ideallerle gerçeklik arasındaki çatışma gibi konuları ele alır. Hacı Murat, baş karakterin kişisel mücadelesini ve onurunu, ailesine olan bağlılığını, savaş ve barış, iktidar ve direniş gibi temalar üzerinden anlatmaktadır. Tolstoy, bu eserde karmaşık karakterler ve duygusal derinlikler yaratmıştır. Hatta bazı yerlerde sanki o karakter karşınızda kanlı canlı duruyor hissine kapılmanıza bile sebep olabilir.
Bence bu kitap, Savaş ve Barış ya da Anna Karenina gibi teveccüh görmediyse bunun temel nedeni konusudur. Bu kitap, dönemindeki tarihi olayları ve kültürel çatışmaları yansıtarak, o dönemin sosyo-politik yapısını derinlemesine incelemektedir ve her zaman olduğu gibi bu olaylara tarafsız ve sadece edebi açıdan bakabilmek ne yazık ki çok zordur.