Huhu Deli

Huhu Deli
@huhudeli
Kitap kurduyum; okumak benim için sadece bilgi edinmek değil, kendimi tanımanın bir yoludur. Sohbeti seven gastronomi dört dil bilen
Bir feylaso
Adanmışlık ..... Aşk işidir
Ardahan
7 okur puanı
Ekim 2025 tarihinde katıldı
Evlilikte " Keşkeeee" lafzı hep demek iyimi ?
Evlilikte eşleri pişmanlık noktasına getiren sorunların temelinde, birbirlerine karşı sevgi, ilgi ve saygının (bunlara nezaket de eklenebilir) azalması yatar. Özellikle kadın için sevgi, ilgi ve incelikten yoksun bir evlilik adeta kabustur. Bu üç unsurun iyice zayıfladığı bir evlilikte, kadın ya da erkeğin atacağı adımlar önemlidir. Eşler "Ne yaparsam sevgiyi arttırırım?" sorusunun cevabını ne kadar çok düşünürlerse pişmanlıktan o kadar uzaklaşır, evliliği yoluna koymaya yaklaşırlar. Kişi istedikten sonra, eşinin psikolojik ihtiyaçlarını, ilgi alanlarını ve evdeki dengeleri gözeterek sağlıklı bir diyalog kurmanın yolunu bulur. İnsan olaylar karşısında çaresiz, güçsüz, aciz değildir. Eşlerin 'keşke' kelimesini çok kullanmaları kadar, sorunlar karşısında ümit- sizliğe düşmeleri de tehlikelidir.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Üstadda kadına sen haklısın de öneride bulunur
Eleştiri, sevginin düşmanıdır. Eşinin ihtiyacını, beklentilerini arayıp bulmak, orta noktada buluşmak yerine kendi hayat senaryosunu karşı tarafa empoze edenler, suçlu ya da suçsuz olduğunu düşünmeden müvekkilini körü körüne savunan avukatlar gibi davranırlar. Oysa evlilikte hâkim gibi olmak, yani ortada bir problem olduğu zaman “Acaba eşim haklı mı?” diye düşünebilmek, sağlıklı bir iletişim için şarttır. İlişkilerde “Seni seviyorum”dan daha güzel bir söz varsa, o da “Sen haklısın” diyebilmektir. Eşlerin, gerektiğinde sorunlar karşısında birbirlerine “Sen haklısın” diyememesi, zıtlaşmayı körükler ve sorun ne olursa olsun, taraflar birbirinin kişiliğini sorgulamaya başlar. Erkek ve kadının, kadın-erkek iletişiminden beklentisi birbirinden farklıdır. Erkek, bir sorun olduğunda kabuğuna çekilerek düşünür ve çözüm üretir, demiştik. Yani erkek çözüm odaklıdır. Kadın ise sorunu çözmeyi hedeflemez, onu eşiyle paylaşmak ister. Erkek iletişimin bilgi aktarımı boyutunu; kadın ise yalnızlığı giderme ve paylaşma boyutunu önemser. Bir başka deyişle, iletişimde erkeği sonuç, kadını ise süreç ilgilendirir. İki taraf da birbirinin bu yönünü dikkate almazsa, ilişkide sürekli iletişim hataları meydana gelir. Örneğin, erkeğin yaptığı sekiz işten üç tanesi yanlış ise, kadın yapısı gereği yanlış olanlara yönelir ve bunları eleştirir. Erkek ise hatalarının söylenmesinden, kendisiyle buyurgan bir edayla konuşulmasından rahatsız olur.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Desene prenses kadınlar o yüzden çok konuşmayı severler
İlgi alanlarınızı tespit edin Ailede eşlerden birinin iletişim kurmak istemesine karşın, diğerinin duyarsız davranması da krizlere neden olur. Bir bayan danışanım, kendisiyle konuşmadığı için eşine o kadar yüklenmişti ki, eşinden "Beni sağır ve dilsiz kabul et" cevabını almıştı. Kadınlar yapıları gereği sorunları konuşarak çözmek isterler. Ortada bir sorun yoksa bile, eşleriyle sohbet ederek, paylaşma duygularını tatmin etme yoluna giderler. Kadınların erkeklerden çok konuşmasının nedeni budur. Hatta anne karnında iken kız çocuklarının dudakları erkek çocuklara göre iki misli daha fazla hareket eder. Erkekler ise bir problem olduğunda daha çok kendi kabuklarına çekilip sessiz kalma eğilimi sergilerler. Bazı erkeklerde bu eğilim daha da belirgindir. Eşinin bu yönünü anlayamayan kadın ise kendisini yetersiz ve değersiz hisseder; kendine güvenini kaybeder.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Psikoloji
Koca akşama işten geldiği zaman hemen şikayet mi edilir?
Çoğu evde, erkek eve geldiği zaman bir akşam sendro- mu yaşanır. Erkek eve girer girmez, eşi hemen ya çocuklar- dan ya da herhangi bir sorundan şikâyet etmeye başlar. Erkek, o anda yorgun, işte yaşadığı sorunlardan ötürü zayıf ve kırılgan halde ise kontrolsüz biçimde tepki verir. Bu nedenle kadınlar problemleri anlatmak için akşam sessiz bir zamanı kollamalıdırlar. Dikkat eğitiminde kullandığımız bir söz vardır; "Dur, düşün, yap; dur, düşün, konuş." Bazı insanlar düşünmeden konuşurlar. Önce söyler, sonra düşünürler. Böyle durumlarda karşı tarafın ruhu yaralanır. Ruhu yaralanan kişi sessiz kalmayı tercih eder, kimseyle konuşmaz. Terapiye gelen bir ailede, kadın, erkeğin eve gelir gelmez televizyonun sesini sonuna kadar açmasından şikâyetçiydi. Bunun nedenini erkeğe sorduğumuzda, "Doktor Bey, eşim o kadar çok konuşuyor, o kadar çok sorun çıkarıyor ki çareyi televizyonun sesini açmakta buldum" demişti.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Psikoloji
Iş'mi, Aile mi ??
İş mi, aile mi? Sağlıklı bir aile yapısını bozan unsurlardan biri de, eşlerin iş hayatında hırslı olmasıdır. Çağımızda bireylerin iki önemli hastalığı vardır: Biri bencillik, diğeri de lüks düşkünlüğüdür. Erkekler, kendilerini iş hayatına kaptırıp aileleriyle yeterince ilgilenmeyerek farkında olmadan bencillik yaparlar. Kadınlarda ise her şeyin en iyisine sahip olma hırsı vardır. Tüketimde ve iş hayatında hırs, hem aileyi hem de eşlerin ruh sağlığını olumsuz etkiler.
Sayfa 74·Kitabı okudu
Psikoloji