artık giderek dünya insanları bana birer fabrika ürünü gibi görünüyor. tabii bu çok sert bir yargı. insanları tanımadan önce kullanılabilecek bir yargı.
çocukluğumuz üzerine kabus gibi çöreklenenler, bilinçli yıllarımızı elimizden alamayacaklar, kendi çaresizlikleri sıkıntıları -bize kendi mutluluklarımızı çok görerek- tepemize atamayacaklar.
içiçe geçen yaşamlar vardır.
el örgüleri gibi.
...
ama bir yerinden çekip koparmaya bakın.
örgü sökülür, eğer sararsanız
adına ÇİLE denilen bir yumağı oluşturur.
son cümlesiyle birlikte gözlerimden yaşları akıtan romandır.. affettikçe affedilmek.. helal ettikçe hafiflemek.. yürek yakanların sonradan yüreklere su serpmesi.. farkına varmak ve vardıkça düzelmek.. düzeldikçe düzeltmek.. kısacası insan olmak.. insanlığı anlatmak..