"Ben seni derin denizlerde terk etmedim
Sen beni kuru toprakta bıraktın
Ben seni parlak altınlara değişmedim
Sense beni bir pula sattın.
Leylim oy,
Oy benim gözüm oy."
Çalmanın günah olduğu
besbelli değil miydi; ya adam öldürmek, bir kadının namusunu kirletmek, adaletsiz davranmak, bir
insanoğlunu dövmek suç değil miydi? Dahası, itaat etmenin, ülkesini sevmenin bir görev olduğunu
kim yadsıyabilirdi ki?
"Tüm dünyanın ağırlığından daha ağır bir duyguydu bu; toprağın üstünde duracağıma altında bir yerlerde gömülüydüm sanki. Gökyüzünün rengi değişmiş, toprak gibi kara olmuştu ve olanca ağırlığıyla üstüme çöküyordu."