EMRE Çalpan

EMRE Çalpan
@humanist01
İşçisin sen işçi kal.
Sen tezini savunursun. Bûndan kolayı yoktur. Halk seninle işbirliği edip o tezi kendisi savunuyor mu? Bezir- gân Partiler onu beceriyor. Türk milletinin işçi açısından işlenmiş problemleri benimsemesi ve savunması için, en az ve ilk şart: aynı problemleri önce işçi sınıfının benimsemiş ve savunmuş olmasıdır. İlkin işçi sınıfımızda öyle bir bilinç ve pratik doğacaktır ki, Millet işin ciddiliğine ve işçi sınıfının hem haklı, hem öncü oluşuna inanabilsin. İşçi sınıfı o bilince ve pratiğe varabildiği ölçüde, siyaset manivelâsı sağlam bir dayanak kazanır. Yoksa manivelâ sopa olur, onu kullanma değnekçiliğe döner.
Sayfa 56 - DERLENİŞ YAYINLARI·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Türkiye işçi sınıfına dayanmak, o sınıfın en yakıcı bin bir günlük ihtiyaç ve çıkarlarını teleskopla seyretmek değil, bütünüyle Miliet ve Memleket ihtiyaç ve çıkarları açısından BİLİNCE ve PRATİĞE geçirmektir. Bilince ve Pratiğe geçirmek deyince birbirinden ayrılmaz iki şey akla gelir: 1 - TEORİK alanda işçi problemlerini millet ve memleket çapında işlemek, belirtmek kadar SAVUNMAYI bilmektir. 2 - PRATİK alanda, o problemltri, Türk milleti kadar Türkiye işçi sınıfına da kavratmayı, benimsetmeyi ve SAVUNDURMAYI bilmektir.
Sayfa 56 - DERLENİŞ YAYINLARI·Kitabı okudu
a) Siyasal Dayanak : İŞÇİ SINIFI "Bana bir dayanacak nokta verin, dünyayı kaldırırım" sözü, teşkilâtın millet hayatı içinde oynıyabileceği rol için de söylenebilir. Siyasâl Parti, millet içinde gerçekten ve gereği gibi dayandığı bir sosyal sınıf bulabilirse, ancak o zaman yaptığı milli kalkınma ve milli kurtuluş edebiyatı anlam kazanır. Türkiye İşçi Partisi, Türkiye işçi sınıfına gereği gibi dayanmazsa; dünyanın en sağlam çeliğinden yapılmış demir disiplinli bir Parti olsa (ki olamaz), Parti denilen manivelâ çubuğu elimizde kalmış bostan korkuluğu sopasına döner. O çubuk: övendire olur, baston olur, kimi kargı, mızrak olur..: Millet bütününü kaldıracak manivelâ olamaz.
Sayfa 53 - DERLENİŞ YAYINLARI·Kitabı okudu
Bir başka örnek alalım. Yalnız kurşundan, yalnız bakırdan sağlam manivelâ çubuğu yapılamaz. İki maden de yumuşaktır. Kurşun bakıra katılınca Tunç olur. Sosyalist Parti için işçi kurşuna, aydın bakıra benzer: ayrı ayrı ikisi de gerekli bir tunç parti manivelâsı olamazlar. Bir araya gelmeleri şarttır. Bir araya gelişte iki şey aranır: 1 - Kurşunla bakırın (işçi ile aydının) kemmiyetçe sayıca nispetleri: bu NİSPET içinde işçi çoğunluk olmalıdır; 2 - Kurşunla bakırın (işçi ile aydının) keyfiyetçe KAYNAŞMASI: ortadan kurşun - bakır kalkıp nasıl tunç çıkarsa, tıpkı öyle, işçi - aydın ve ilh. ayrılıkları yerine biricik tek Parti ÜYELİĞİ çıkmalıdır.
Sayfa 36 - DERLENİŞ YAYINLARI·Kitabı okudu
TİP Tüzüğü, Partinin köy manivelâ çubuğunu ele aImış sayılamaz. Şehirde Parti manivelâ çubuğunun küçük kolu aydınlara, büyük kolu işçilere benzetilebilir: Küçük kol (aydın sayısı) ne kadar kısa, büyük koI (işçi sayısı) ne kadar uzunsa, Partinin yük kaldırma gücü o kadar çok olur. İşçi sınıfının Parti yapısında çoğunlukta bulunması onun için istenir. Küçük kol (aydınlar) ile, büyük kol (işçiler) birbirleriy!e kaynaşmamışlarsa, manivelâ çubuğu dayanak noktasında kırık demektir. İşçiye ayrı, aydına ayrı sandık bu kırıklığı getirir.
Sayfa 36 - DERLENİŞ YAYINLARI·Kitabı okudu