"Buraya geldiğimde ilk düşüncem şu oldu: Düşüncemi öyle zorladım ki, zaman geriye doğru tam bir tur attı: İşte ilk yola çıktığım istasyondayım gene, o gün nasıldıysa, bugün de hâlâ öyle; hiçbir değişiklik olmamış. Sahip olmuş olabileceğim bütün hayatlar buradan başlıyor: Sevgilim olabilecekken olmamış genç kız burada, aynı saçlar, aynı gözlerle..."
Sokaklarında hep aynı insanlara rastladığın kentlerden birindeyiz; yüzler benim gibi burada daha önce hiç bulunmamış kişilere bile yansıttığı bir alışmışlık ağırlığı taşıyor ve ben bar aynasının bu yüz hatlarının derinleşmesine, sarkmasına, ifadelerinin akşamdan akşama çözmesine ya da şişmesine tanıklık ettiğini biliyorum.
Herkes için refah bir hayal değildir. Dedelerimizin, emeğin daha üretici olması için harcadıkları büyük çaba bunu olanaklı ve gerçekleştirilebilir kılmıştır.