Hümeyra

Hümeyra
@humsy
Bazen bir gerçek tüm doğrularınızı altüst eder
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ölüm ve yokluk
Bünyeye ne yüklendi biliyor musunuz bir şeye uzulucem ya da bir şeyi dert edicem ya anında abi ölüm var ya düşüncesi şak diye yükleniyor. Birinin artık yok olması o kadar garip geliyor ki. Ahiret inancı, ölümden sonra ikinci yaşam gibi inançlar olmasa yaşamak çok zor olurdu. Kaybettiğimiz birinin artık tamamen yok olması düşüncesi kabul edilemez geliyor çünkü. Çok kolay unutuyoruz ve biz unutunca artık yaşamayan birini ne yaşatır ki, birileri unutana kadar mıyız? Ölümü kabullenmek ve birinin yokluğuna alışmak hem çok acı verici hem çok doğal sürecin içinden bir parça hem de suçluluk verici. Ölenler ölmeden önce bunu düşünmüşler midir mesela ben ölünce unutulsam üzülür, aileme kırılır mıydım? Ne çabuk unuttunuz beni ,bak bu kadar kolaymış bensiz yaşamak der miydim ? Yoksa ya tabi unutacaklar sende unutmadin mi zamanında. Bunlar doğal normal şeyler mi derdim. Ben çok fazla insanların eylemlerini normallestiren biriyim o yüzden ikinci olurdu galiba. Muhakkak hak verecek bir yan bulurdum. Kibirdenmis aslında bu. Meğer ben kibrimden insanları her şeyi yapabilen varlıklar olarak görüyormusum. Onları aklayabilecek nedenler bulmam bundanmiş. Neyse bu başka bir konu zaten. Ölüm ve yokluk bu aralarda bende böyle etkiler yapıyor. Ölünceye kadar görüşürüzz
Hayata Dair
İnsanın değeri
Bir cam kırıklığı kadar ses getirmiyor can kırıklığımız. Kimse toparlamaya çalışmıyor kırık döküklerimizi. Her bir parçanın keskin acısını yaşarken kendimizi tekrar tekrar yaralıyoruz o parçaların içinde. Kimse görmüyor , kimse bilmiyor. Neden kimse duymuyor? Dünya malının insandan daha değerli olduğu bir hayattayız. Kırılan vazolara değer biçebiliyoruz ama kırılan duygularımızı tek başımıza yaşıyoruz. İşte bu yüzden dünyayı yaşanabilir bir yer gibi görmüyorum.
Hayata Dair
Bazen kafamızda hayaller kurarız ,planlar yaparız, kendimizi gerçekleşmesi mümkün olan veya olmayan hikayelerin başkahramanı yaparız ya , ben hayal kurmaktan korkuyorum ve kaçıyorum. Gerçeğin beklentimin aşağısında kalmasından korkuyorum. Sanki böyle yaparsam gerçeği olabildiğince kucaklayabilirmişim gibi . Sanki hayallerim gerçeği biçimlendirecek , onu bir kalıba sokacak. Olmasını istediği halde olmayınca da var olanı coşkuyla karşılayamayacak. Neye inanırsak o mu olur ? Bu manifest olayları kafamı çok karıştırıyor sadece manifest değil güncelde böyle isimlendirsek de geçmişten beri süregelen bir düşünce bu. Söylediklerimizin hayatimiz üzerindeki etkisi hakkında atalarımızdan kalan sözler var. Büyük lokma ye büyük konuşma , Kınadığını yaşamadan ölmezsin gibi gibi. Dua ederken cümleleri dikkatli seçmek gerekirmis detay vermek gerekirmiş . Doğru istemek lazımmış. Belayı çağırmak diye bir şey varmış da varmış. Durum boyle olunca düşüncelerimi kontrol etmeye çalışıyorum belki de yanlış bir şey düşünmemek için düşünmemeye başlıyorum. Sözlerin gücü , düşüncenin gücü vs vs tüm bu kargaşa sürekli bi dikkatli olma halini hatırlatıyor. Derken hiç konuşmama fikri daha cazip geliyor evren bile beni yanlış anlıyorsa hiç anlamasın o zaman. Kökten gelen kalıplar var. Kendinde oluşturduğun beklentiyi yonlendiren. Bir yanım tüm bunları reddebilmeyi istiyor. Ya da bu kalıplar dışında mutlu olabileceğine inanmak. Ama içimde bir yanım var ki bu kalıpları sımsıkı koruyor mutluluğun oradan başka bir yerde olacağına inanmıyor kalıpları reddeden diğer insanların yanildığını ve kendi mutluluğumun orada olduğunu düşünüyor. Ve istemsizce bunun olmasını bekliyorum .Artık olacak olan olsun diyorum peki ya olmasını beklediklerim hiç olmayacak şeylerse. Herkes belli başlı şeyleri yaşamak
Duygu ve Düşünce
Ölüm aniden gelse peşinde bir felaketle, hani o hayatının aşkını bulma olayı vardı ya hayaller kurmalı o olmamıştı, sevgililerin yaşadığı eğlenceli şeylerin hiçbirini yaşamamıştım, hiç yurt dışına çıkmamıştim, tek başıma seyahat etmemiştim,sevdiğim filmi kesfedememistim, hobi arayışım sonuç vermemişti, uzmanlık alanıma karar veremedim diye üzülüyordum, bu meslek bana uygun mu diye sorgulamalarim bile henüz bitmemişti , çok ani olmadı mı? Her şey önemsizlesti . Çok param olmadı, yeni bir hayat kurmadım, kendi ayaklarım üzerinde durmadım.Hiç tek başıma bir ev gecindirmedim. Hep dertlerim vardı . Yapmam gereken sorumluluklar vardı. Eee noldu şimdi hepsi yerle bir mi oldu? Ne oldu, nereye vardım? Genç yaşında ölen biri ne yaşamıştı ne keşfetmişti hayattan ? Yani ne için geldim dünyaya hem herkes gibi hayaller kurdum hem hiç kimse gibi hayat yaşadım. Hiç yasanmamisliklar vardı ileride yaşanacağını düşündüğün ya onlar hiç yaşanmazsa ve aniden biterse hayat. Şu an burada son bulursa. Yaa ne kadar boşmuş her şey mi derdim. 5 dk sonra öleceğimi bilsem 5 dk önceki kendime ne akıl verirdim.. Boşver kanka sorgulama yaşa gitsin derdim herhalde. Düşünme. Yine ilk sorgulamaktan vazgeç.