Humus, uzun süre zihnimden çıkmayacak bir roman. Gaspard König insanın kendi vicdanıyla kurduğu o hassas ilişkiyi deşerken toprağın üzerinden aslında sürekli insanı anlatıyor.
Aynı idealle yola çıkan iki ziraat mühendisi arkadaşı, Arthur ve Kevin’ı birbirinden ayıran şey karakterlerinden ziyade toplumsal sınıf farklılığının insana bıraktığı o görünmez miras. Kevin’ın sınıfsal geçmişinin getirdiği yükle sisteme eklemlenme biçimi, her şeye rağmen sesini çıkaramayışı; Arthur’un maddi zenginliğinin ardında gizlenen, babası tarafından bile yalnız bırakılan o çaresiz, radikal öfkesi hep aynı yerden besleniyor.
Büyük ideallere hırsla bağlanmak mı, yoksa hayatı tek bir amaca indirgeyip geri kalan her şeyi yok saymak mı hikayenin temel düğümü.
Kitap belirli bir yöne kaymadan ilerledikçe derinleşiyor. Kimseyi bütünüyle kahraman ya da suçlu da yapmıyor çünkü hepimiz bir yandan felaketin farkındayken bir yandan da o felaketi büyüten bu düzenin tam içinde yaşamaya devam ediyoruz. Kevin’ınki gibi iş işten geçtikten sonra gelen uyanışlar ya da egemen sistemlerin dünyanın her yerinde aktivizme karşı gösterdiği o değişmeyen, refleksif sert tepki bu yüzden tanıdık.
Aslında bugün ekolojik kriz üzerine konuşurken bile çoğumuz meseleyi hâlâ kendi hayatımız, kendi konforumuz bozulduğu ölçüde önemsiyoruz. Kıyamet saatine, o “sıfır günü”ne bu kadar yaklaşmışken, çocuklarımıza gelecek planları yaparken içimizde yarınlara dair ne kadar dürüst bir umut barındırabiliyoruz?
Arthur’un o trajik sonu belki de bu sıkışmışlık içinde kendi iç dünyasında nihai bir rahatlamaydı. Kevin’in durumu ise çok daha karmaşık.
Şirin Erkan’ın o su gibi akan çevirisiyle buluşan bu anlatıda toprak, bizden sonra da tüm bu insan hırslarına kayıtsız kalan o solucanlarla birlikte yaşamaya devam edecek. İnsanın kendi
Birbirinden güzel ve lezzetli tariflerin olduğu bu kitapta humus denedik ve gerçekten bizden yana tam not aldı bundan sonra davet sofralarımızın vazgeçilmez olacak
İşinde iyi en iyi 50 şefin bence en iyi tarifleri de bunlar humus’u denedim çok başarılı oldu ve hepsi de yapılabilecek tarifler teşekkür ederiz böyle güzel bir yemek tarif kitabı için
İçerisinde 50 tane muhteşem tarıfler olan bir kıtap. Şefler çok güzel tarifler hazırlanmış. Ben humus yapmayı tercih ettim çok güzel ve tam kıvamında oldu Ramazan bıtmeden bir kaç tarıf daha deneyecegım. Mutlaka herkesın mutfağında bulunması gereken bır tarıf kıtabı tüm detaylarına kadar verılmıs olması harika ayrıca bazı püf noktalardan bıçak çeşitlerinden bahsedılmıs olması da bana çok şey kattı diyebilirim artık hep elimin altında olacak teşekkürler
XII. yüzyılın son çeyreğinden XIII. yüzyılın ortalarına kadar Ortadoğu coğrafyasında hüküm süren Eyyûbî devletinin kurucusu Selahaddîn Eyyûbî, Humus'u ele geçirdiğinde buraya amcası Esedüddîn Şîrkûh'un oğlunu emîr olarak atamıştır. Böylece Humus Eyyûbî Beyliği teşekkül etmiştir. Bu beylik XIII. yüzyılın ikinci yarısından yıkılıncaya kadar Şîrkûh'un soyundan gelenler tarafından yönetilmiştir.
İslâm tarihi açısından önemli bir dönemi kapsayan Humus Eyyûbî Beyliği özellikle Haçlılar'a, Hârizmşahlar'a ve Moğollar'a karşı önemli mücadeleler vermiştir. Suriye bölgesindeki Haçlıları güç kaybına uğrattığı gibi Hârizmşahları tarih sahnesinden silmiş ve Moğollar'a karşı da önemli başarılar elde etmiştir. Buna rağmen bu beylikle ilgili bugüne kadar Türk ilim dünyasında müstakil bir çalışmanın yapılmadığını tespit ettik. Bu çalışmanın söz konusu eksikliği gidereceğini ve Eyyûbîler'le ilgili çalışmalara katkı sağlayacağını düşünüyoruz.
XII. yüzyılın son çeyreğinden XIlI. yüzyılın ortalarına kadar Ortadoğu coğrafyasında hüküm süren Eyyûbî devletinin kurucusu Selahaddîn Eyyûbî, Humus'u ele geçirdiğinde buraya amcası Esedüddîn Şîrkûh'un oğlunu emîr olarak atamıştır. Böylece Humus Eyyûbî Beyliği teşekkül etmiştir. Bu beylik XIII. yüzyılın ikinci yarısından yıkılıncaya kadar Şîrküh'un soyundan gelenler tarafından yönetilmiştir.
İslâm tarihi açısından önemli bir dönemi kapsayan Humus Eyyûbî Beyliği özellikle Haçlılar'a, Hârizmşahlar'a ve Moğollar'a karşı önemli mücadeleler vermiştir. Suriye bölgesindeki Haçlıları güç kaybına uğrattığı gibi Hârizmşahları tarih sahnesinden silmiş ve Moğollar'a karşı da önemli başarılar elde etmiştir. Buna rağmen bu beylikle ilgili bugüne kadar Türk ilim dünyasında müstakil bir çalışmanın yapılmadığını tespit ettik. Bu çalışmanın söz konusu eksikliği gidereceğini ve Eyyûbîler'le ilgili çalışmalara katkı sağlayacağını düşünüyoruz.