Gece boyunca birisi gönlümle konuşuyordu
"Onu görmekten perişan olmuşsun
Sabah beyaz yıldızlarla
Gidiyor, gidiyor, onu tut"
Ben senin kokunla bu dünyadan gitmiş
Yarınların aldatmacasından habersiz
Nazlı kirpiklerinin üzerine azıcık dökülüyordu
Altın tozu gibi gözlerin
Tenim ellerinin dokunuşuyla ateş gibi
Zülüflerim nefesinle dağılıyor
Aşktan şaşkın
"Kim sevgilisine âşık olduysa
Onu üzmez
Gitsin, gözüm arkasında
Gitsin, aşkım onu korur" diyordum
Ah, şimdi sen yoksun ve günbatımı
Yayıyor yolun göğsüne gölgesini
Yavaş yavaş üzüntünün karanlık tanrısı
Bakışımın mabedine ayak koyuyor
Her duvarın üzerine yazıyor
Bütün kara kara ayetlerini Furuğ Ferruhzad
Bütün bu gösterişlerin ardından ortaya çıkan o koca bulantıyla kaldım. Ben karanlığımda mutluydum. Işığa inandırdın beni, badem ağaçlarının açtığı mevsimlerle kandırdın. Şimdi yapayalnız, meşgul ve sensiz, avareyim.
Mutlu musun değil misin belli et rengini,
Dur bir kılıfta yoksa can başka yanar sende...
Bir bana düşer gönlün bir ona gider aklın.
Sonra ikisinide kaybeder olursun mecnun
Aman ha!
Bir yar deyip göklere çıkarırsın.
Bir hasretlik deyip diplere yollarsın.
Ey mazur, bil bana kimîdin sen....
Kelebeğin kanat çırpışları,
Yeryüzü umutluydu,
Bugün yaşanıyor,
Yarın hoş bir sevdaydı gönülde...
Kelebeğimi vurdun sen.
Yeryüzünü korkaklığım,
seninse hevesli talanların,
Virane etti şehrimi...
Yarın istenmeyen biçare sevda bu gönülde...