Zamanın da çukurları, kabarıklıkları vardır, bizi toprak gibi indirir, kimi zaman öyle yükseliriz ki, geçmiş ve gelecek bastığımız yerin çok aşağılarında, küçük yaratıkların bir aldanışı durumuna bürünür.
İlk aşk hikayemi duyduğum zaman
Seni aramaya başladım hemen
Ne kadar kör olduğumu bilmeden
Aşıklar nihayetinde bir yerde kavuşmazlar
Onlar her daim birbirlerinin içindedirler
Hepimiz, her birimiz korkularla doluyuz. Siz kendi korkunuzu yok etmek için evleniyorsanız, tek başarınız onu başkasının korkusuyla evlendirmek olacak, korkularınız evlenecek, kanayacaksınız ve buna aşk diyeceksiniz.
'Geçmiş' öyle soyut bir şey falan değil. Sende iz bırakmış olan şey hala iz bırakıyor. İçimizde yaraların asla iyileşmediği ve aşkların hiç bitmediği bir yer var. Bu yer hakkında, var olduğu, hayallerimizi beslediği ve günlerimizi ödüllendirdiği ve/veya onlara bir hortlak gibi musallat olduğu dışında kimse pek bir şey bilmiyor