Puan vermedi·160 syf.··
2025 80. kitabı
Mutluluğun başka bir hayat pahasına var olduğu ve içinde hayal kırıklığı, gurur,aşk,aradan çekilmenin yer aldığı ,olaylardan çok ruh tahlillerinin ağır bastığı bir roman. Kitabın etkileyici yanlarından biri anlatıldığı dönemin Boğaziçi fotoğrafını çekmesi, yansıtmasıdır.Halid Ziya’nın dili ağırdır.En önemli nedeni kapalı bir sanat çevresinde yaşaması,dilinin de bu çevrenin ürünü olmasıdır.Dil bu çevrede aranır,bulunur,uygulanır.Yani dil bir atölye çalışmasının ürünü olur. Yazarın bu romanı onun ilk dönemine, gençlik yıllarına aittir. Romanda sıkça kullandığı bir aşk üçgeni vardır.Nigar‘a hem Osman Vecdi hem de Hüsam aşıktır.Nigar,Vecdi’nin halasının kızıdır.Vecdi çocukluğundan beri ,annesini kaybedişinin ardından,bir arada yaşamaya başlamalarından itibaren Nigar’la bir aradadır.Vecdi acıyla küçük yaşta tanışır,annesini kaybeder.Babası ile halasının yanına taşınırlar ve bir süre sonra babası da onu terk eder.Çocukluktan beri yan yana olan Vecdi ile Nigar’ın evlenme fikrini Vecdi’nin aklına sokan halasıdır.Aslında bu vakte kadar Vecdi, Nigar’ı sevdiğinin farkında değildir.Üzerine düşündüğünde ona aşık olduğunu anlar. Daha çocukken okulda tanıdığı,okulda gördüğü ilk andan itibaren tavrından dolayı kendine yakın bulup arkadaş olduğu,okul haricinde halasının evine getirdiği arkadaşı,dostu Hüsam’a bu evlilik kararını danışır.Hüsam bu evliliği onaylar lakin yaptıkları farklıdır.Vecdi’nin ise yüzleşmekten kaçtığı fakat daha sonra yüzleşeceği her daim içinde taşıdığı bir şüphe vardır.Bu iki dostun yaşları büyüdükçe ve evlilik bahsi oluşmasından sonra Hüsam halanın evine gitmez.Vecdi’nin içindeki şüphe bu zemine inşa edilir.Nigar’ın Hüsam’ı tanıması, aralarındaki aşkın öğrenilmesi,Vecdi’nin aradan çekilmesi, Nigar’ın Hüsam ile evlenmesi,Vecdi’nin savaşa gitmesi,savaşta yaralanıp
Bir Ölünün DefteriHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 20052,195 okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2021 96. kitabı
Çevirisi sunulan bu eser büyük insan, şair ve mutasavvıf Mevlânâ Celâleddin Rûmî (ölümü 1273) ve etrafındakiler hakkında yazılmış en önemli kaynaklardan biridir. Yazarı Sipehsâlâr, kumandan unvanıyla tanınmış Ferîdûn bin Ahmed [Ahmed oğlu Ferîdûn] olup, eserini dostlarından birinin isteği üzerine yazmaya başlamış, ancak bitiremeden öldüğü için eser başkaları tarafından tamamlamıştır. Eserde Hazreti Mevlânâ'nın soyu ve özellikle babası Sultan Veled Hazretleri hakkında bilgiler verilmekte, Hazreti Pîr'in hocası, yolu ve kerametleri anlatılmaktadır. Halifeleri, dostları, müritlerinin ileri gelenleri ve Şemseddin Tebrizî hakkında da bilgiler içeren eserde keramet, sema, aşk, vecd, tevhid, ittihad, havf, reca gibi tasavvufî konular da açıklanmaktadır. Sipehsâlâr'ın risalesinin elyazmaları yüzyılları aşarak varlığını korumuş, önce 1319 (1901) yılında Hindistan, Cawnpore'da, ardından da Sa'îd Nefisî tarafından 1325 (1947) yılında Tahran'da basılmıştır. Bu iki baskı da bilimsel bir çalışma olmaktan uzaktır. Yine bu risalenin, ilki 1331 (1912) yılında Ahmed Avnî Konuk tarafından Menâkıb-i Hazret-i Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî adıyla, diğeri de yine aynı yılda Midhat Buharî-i Hüsâmî tarafından Tercüme-i Sipehsalar be Menâkıb-i Hüdavendigâr adıyla ve Arap harfleriyle yapılmış iki Türkçe çevirisi vardır. Ama ne yazık ki her iki çeviri de eserin sağlam el yazmalarına dayanmamaktadır. Pinhan yayınları tarafından yayımlanacak olan edisyon, yani Prof. Dr. Tahsin Yazıcı'nın çevirisiyse Sa'îd Nefisî edisyonu ile eserin Konya'da bulunan güvenilir, eski bir nüshası karşılaştırılarak ve basılı metindeki hatalar düzeltilerek yazılmıştır
Edebiyat
Mevlana ve EtrafındakilerSipehsalar Mecdüddin Feridun · Pinhan Yayıncılık · 201119 okunma