"Günümüzde evlilik yaşamına doğru dürüst hazırlanmış pek fazla kimseye rastlayamamızın nedeni, insanin bir başkasının gözleriyle bakmasını, kulaklarıyla işitip, kalbiyle hissetmesini asla öğrenmemesidir."
Alfred Adler
Hayatında çok yer kaplayan biri, bir anda hayatından gidince sanki zihnini çıkarıp onunla dolduruyorlar gibi oluyormus. Nereye baksan onunla bir anın çıkıyormus sandıktan. Sonra, anılar sağanağı üzerine yağıyormuş. Bir koku, bir dua, bir çiçek, bazen bir ezan sesi... Ve bütün patikalar hasret çektigine gidiyormuş. Varamayacağını bilsen de yanına gitmek istiyormuşsun. Ama varamıyormuşsun.
Bizler de aynı bu bebek gibiyiz. Her şeyi kaybettiğimizi hissettiğimiz veya bir şeylerin yanlış gittiğini ve istediğimiz gibi olmadığını düşündüğümüz anlar vardır. Hatta böyle zamanlarda terk edilmiş gibi hissederiz kendimizi, hiçbir şey de planladığımız gibi gitmez.
Ama tıpkı yenidogan bebeğin hâli gibi, çoğu zaman işler göründüğü gibi değildir ve tevekkül (Allah'a güvenip dayanmak) Koruyucumuzun bizim için bir planı olduğunu fark etmektir.
Tevekkül, Allah'ın planının en iyi plan olduğuna tam manasıyla güvenmek demektir. Tevekkül, işler imkânsız görünse de Allah’ın seni gözeteceğine tam manasıyla iman etmektir.