Hüseyin Yağmur

Hüseyin Yağmur
@huseyinyagmur
Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku... Ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı severdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz.
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2020 15:11
Herkese merhaba. 2021 okumaları devam ederken yine önceden okuduğum ama yorumunu paylaşmaya fırsat bulamadığım bir kitap yorumu ile karşınızdayım. . Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Türk Edebiyatında ''insan ruhunun derinliklerinde ve labirentlerinde dolaşan ilk roman '' olması nedeniyle önemli bir yere sahiptir. Acının ve ısırabın yegane kitabıdır der Tanpınar. Kitap öncelikle çok güzel. Bu kitabı güzel yapan şeylerden birisi de Peyami Safa'nın çocukluk ve gençlik yıllarından izler taşımasıdır. Peyami Safa küçüklükte zor şartlar altındayken kemik veremi denilen bir hastalığa yakalanmıştır. Kitapta 7 yaşından beri bu hastalığı çekmesi de bu bilgiyi doğrulamaktadır. Bu yönden bir bakıma Peyami Safa kitapta kendini anlatmış diyebiliriz. . O zamanlardaki hasta psikolojisini mükemmel bir şekilde kitaba işleyen yazar, hastanın hastalık süresinde ve sonrasında yaşadığı olayları, hastanın dünyaya bakış açısını, gelişen olaylar sebebiyle hastanın durumunun nasıl değiştiğini ve hastalık durumunda hissettiği aşkın da gidişatını açıklamıştır. Örnek verecek olursam, hasta dizindeki durumun iyice kötüye gittiğini öğrenmesinden sonra kendini umutsuz bir durum içinde bulur. Hastaneden çıktıktan sonra evine giderken mahalledeki eski evleri de kendine benzetir. Onlar da birkaç yılda bir tamir edilmezse, yenilenmezse böyle olacağını düşünür. Bir bakıma evleri hasta gibi görür. Onlarda kendini bulur. Bir başka örnekte ise, sevdiği kız Nüzhet ve onun annesinin arasında geçen konuşma üzerine hastamız kendini kötü hisseder. Durumu kötüleşir ve bunun sonucunda artık ciddi önlemler ve faaliyetler almak zorunda kalır. . Kitapla ilgili çıkarım yapacağım çok şey var ama maalesef ki buraya yazabilecek kadar kısa değiller. Kitabı önceden okumam ve daha sonra ödevimin bu kitap üzerinde olması nedeniyle
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022120,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2020 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2020 02:04
Çavdar Tarlasında Çocuklar kitap yorumu Herkese merhaba. Yeni yılın ilk gönderisi gelsin o zaman. Tabi ben bunu 2020'de okumuştum ama yorumunu atmak 2021'e kaldı . Eser ilk olarak 1951'de Birleşik Krallık ve ABD'de kitap olarak basıldı. "Modern zamanların başyapıtı" olarak değerlendirilen bu eser, "ahlâk dışı" ve "açık saçık" bulunduğundan ABD'nin birçok tutucu bölgesinde uzun süre yasaklı kaldı. Hala ABD'de bazı kütüphanelerde yasakmış. . Kitabın konusu Holden Caulfield'ın okuldan atılması ile başlıyor ve bundan sonra yaşadıkları olayları anlatıyor. Karakterimiz 16 yaşındadır. Eve gitmek istemez ve bu nedenle kendini meşgul edecek şeyler yapmaya çalışır. Okuldan kovulduktan sonra o yaşta insanların yapmayacağı bir takım işler yapmaya çalışır. Aslında kitabın yasaklanma sebebi de budur. Küçük yaşta olumsuz ve kötü şeyler yapmaya çalışması ve bunun yaşıtı insanlara örnek olabileceği düşüncesidir. . Kitap hakkında genel bir yorum olarak, kitapta öyle çok bir olay beklemeyin açıkçası. Olaylar durağan bir şekilde ilerliyor. Okunması gayet iyi, akıcı. Okurken zaman zaman güldüm. Kitabı sevdim ama kitap bana hep eksik geldi. Bitirdim ama içimde bir boşluk oldu. Kesinlikle okuyun dediğim kitaplar arasında değil maalesef. Kitabı okurken hep '' Bu kitabın ismi neden bu?'' dediğim oldu. Bunun nedenini okuyanlar anlayabilir. Kitapta küçük bir kısımda söylüyor aslında. Bir sonraki kitap yorumunda görüşmek üzere. Kitapla kalın
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,2bin okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2020 46. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2020 18:02
Herkese merhaba. Yine bir klasik ile geldim. İtiraf etmeyelim ki kitaba başlarken bu kadar güzel bir kitap olacağını düşünmüyordum. O konuda kitaba haksızlık ettim. Son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan birisi. Yoruma geçmeden söylemeliyim ki, kesinlikle okuyun. Tavsiye ediyorum. . Yazar kitabı kendinden esinlenerek yazar. Yani yazmış olduğu bu kitaptaki olayları bir nevi yaşamıştır. Kitabın konusuna gelirsek, Paris'te soylu bir genç, Paris'in en güzel kızına aşık olur. Ama burada bir terslik vardır ki kız fahişedir. Fahişe olmasına bakmayın kitapta bir kez olsun cinsellikle ilgili bölüm okumadım. Rahatsız eden bir kitap değil. Başlarda ben de bunu öğrenince düşündüm. Ancak rahatlıkla okunabilecek bir kitap. Her neyse, bu genç çift mutluluklarının kısa süreceğini düşünüp tutkulu bir ilişki yaşar. Her ilişkide, bu ilişkiye karşı çıkan bir taraf vardır ki onu da kitapta okuyunca göreceksiniz. . Bir yanda aşk varken diğer tarafta haysiyetini, itibarını korumayan çalışan insan vardır. Bu ikilem arasında kalan kısım neler yaşar veya hangi tarafı seçer? Kitapta bunun cevabı var. Kızın fahişe olduğunu düşününce insan ister istemez düşünüyor. Bir fahişe varken nasıl olur da tutkulu bir aşk ortaya çıkar? Evet haklısınız, ben de böyle düşündüm. Ama kitabı okudukça bu sorunun yanıtını kitap bana verdi. Akıcı dille yazılmış olması, kitaba olan bağlılığınız, kişilerin hislerini kayda değer şekilde sizin de hissetmeniz nedeniyle kitap çok çekici geliyor. Klasikler arasında okunması açısından bambaşka bir yere sahip. Kitabın sonlarına yaklaştıkça içim bir kötü oldu. Empati yaptım o karakterlerle. Ne hissedebileceklerini düşündüm. Bu da kitabı ayrı bir güzel yaptı. Daha fazla söylersem kitabı anlatmış olurum. Bu güzel hikayeyi sizlerin de okumasını tavsiye ediyorum. Kitapla
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Martı Yayınları · 201724,1bin okunma
10/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2020 43. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2020 14:53
Ah Zezé. Ne denilir ki. Söylenecek söz bulamıyorum. Sözcükler boğazımda düğüm düğüm kaldı. Son zamanlarda bu kadar etkileyici bir kitap okumamıştım. Şimdiden söyleyeyim, okumayan varsa eğer kesinlikle okumalı. Yoksulluk, acı ve ümit dolu bu hikayede, beş yaşındaki Zezé her şeyi kendi başına öğrenir. Yoksulluğun getirdiği yükümlülükleri, çocukluğun verdiği haylazlığı, o yaşta bile çevresindekilere bir o kadar duyarlı olmayı öğrenmeye başlar. Zezé'nin en yakın arkadaşı ise kitaba ismini veren şeker portakalı fidanı olan Minguinho'dur. Kitapta öyle kısımlar vardı ki gerçekten yüreğiniz burkuluyor, içiniz acıyor. Zezé'yi o ortamdan çıkarmak, kollarınızı açıp sımsıkı sarılmak istiyorsunuz. Beş yaşındaki çocuk neler çekti neler. Dayanılacak gibi değil. Kızdığım çok şey oldu. Böyle bir ailede böyle bir ortamda çocuk mu yetişir. Gerçekten insanın yetiştiği ortam çok önemli. Aile içindeki sevgi ve saygı çok önemli. Siz eğer çocuğunuza bu sevgiyi veremezseniz, o gider ona en yakın olan, ona değer veren bir başkasını ailesi olarak görür. Ne zaman bir küçük çocuk gelse aklıma, ne zaman ağlayan bir çocuk, şiddet gören bir çocuk görsem aklıma artık Zezé gelecek. O çocuğun ne hissettiğini anlamaya çalışın. Duyguları olduğunu, düşünceleri olduğunu anlayın. Söylenecek çok şey var ancak bunlar burada yazılarak anlatılacak şeyler değil bence. Ne demek istediğimi kitabı okuduysanız veya okursanız anlarsınız. Her insanın hayatı boyunca okuması gereken muhteşem eserlerden birisi. Kitapla kalın
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,1bin okunma
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2020 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2020 13:19
İndigo'nun kapak tasarımlarını çok seviyorum. Benim gibi düşünen var mı acaba? Kitabımızda 3 öykü var. Bir Delinin Hatıra Defteri, Palto ve Burun. Kapakta küçük bir yerde Palto ve Burun öykülerinin de olduğu yazıyor ancak ben bunu görmediğim için Palto öyküsünün kitabını ayrı almıştım. Sonradan görünce üzüldüm. O yüzden Palto öyküsünü farklı bir paylaşımda yorumlayacağım. Üst mevkilere yergilerle dolu bu eserde Gogol, anlatmak istediğini bazen trajik bazen de komik bir şekilde okuyucuya aktarıyor. Üst kesimlere imrenerek bakan bir memurun toplumda var olma derecesini, bu durumdan ne derece etkilendiğini görüyoruz. Toplumsal farklılığın yol açtığı nedenle hor görülen, dışlanan bir karakteri, d eli karakterini bir hatıra defterine yazmış olduğu günlük şeklindeki yazılardan okuyoruz. Ben çok sevdim. Burun öyküsünde, kaybolan bir burunu anlatıyor. İşin komik tarafı bu burun bir ekmeğin içinden çıkıyor. Üstü kapalı şekilde burundan yol alarak, yine bir toplumsal düzeni işliyor. Okurken güldüren bir yandan da o kadar düşündüren mükemmel bir kitap. Dostoyevski'nin dediği gibi; " Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık." sözü ne kadar etkileyici olduğunu gösteriyor. Kitabı okumayanlar için şiddetle tavsiye ediyorum. Palto öyküsü yorumunu başka bir paylaşımda anlatacağım. Kitapla kalın
Bir Delinin Hatıra DefteriNikolay Gogol · İndigo Kitap · 202125bin okunma