Hüseyin YALÇIN

Hüseyin YALÇIN
@huseyinyallcin
Önceliğim iyi bir okur olmak. Okuduklarımın, mazimden silinmemesi adına zarif bir çetele mahiyetinde kullanacağım bu mecrada, herhangi bir cümlem ile güzel bir karara vesile olmanın temennisi içerisindeyim.
Araştırma Görevlisi-Sunucu-Okur-Yazar-Biraz da çevirir
Doktora
Lefkoşa
25 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Geçen biri demiş; Bir yola çıkmak istiyorsan bekleme, tek başına da olsa yola koyul. Birini bekleme. Zamanla seninle aynı yöne yürüyen insanlarla zaten yolun kesişir. Aslında şöyle bi baktığınızda Hayatın her alanında geçerli bir cümle… Beklemek hayatın doğasını kaçırır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kayıp Sevginin İzinde
Bir insanın yüreğine dokunmak, ruhunda fırtınalar estirmek için kelimeler kâfi gelmez belki. Lakin bu satırlar, senin vicdanına bir ayna tutacak. Çünkü sevginin kıymetini bilmeyenler, ancak kaybettiklerinde anlar karanlıkta kalan yollarını. Aşkın İnşa Ettiği Kumdan Kaleler ve Med-Cezir Bir deniz kabuğunun içinde saklı kum taneleri misaliydi hislerimiz. Sen her gelgitle biraz daha uzaklaştın sahillerimden. "Dost başa, düşman ayağa bakar" derler; sen ise gözlerini İstanbul'un neon ışıklarına dikmiş, yüreğimin üzerine basarak geçtin bu yoldan. Medresende okuduğun her satır, Mevlânâ'nın "Hamdım, piştim, yandım" sözlerini unutturmuş sana. Oysa ben, Yunus Emre'nin "Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım" çağrısıyla yaklaştım kapına. Kırık Aynalarda Yansıyan Hakikatler "Gülü seven dikenine katlanır" der atalar. Ben dikenlerini seve seve kucakladım. Sen ise gülün kokusunu, dünyalık vazolarda saklamak istedin. Bingöl'ün karı nasıl beyazsa, niyetim de öyle duruydu. Lakin sen, Nâzım'ın "Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür" mısralarını unutup, Orhan Veli'nin "İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı" diyen ruhunu kâğıt paralara değiştin. Odandaki basit eşyalarla mutlu olabileceğimizi bilmen gerekirdi. "Az veren candan, çok veren maldan" sözünün hikmetini anlamamışsın belli ki. Yitik Hazinenin Haritası Şu satırları yazarken, Sâmiha Ayverdi'nin "İnsan ve Şeytan" eserindeki gibi, içimdeki meleklerle şeytanlar savaşıyor. Melekler diyor ki: "Affet, yol ver." Şeytan ise fısıldıyor: "Göster kaybettiklerinin kıymetini." Senin için yazdığım şiirler, Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'sındaki Raif Efendi'nin sessiz çığlıklarına dönüştü. "Balık baştan kokar" misali, ilişkimizin çürümesi senin maddiyata olan tutkunla başladı. Kaybolan İnancın Mateminde Edip Cansever'in
Duygu ve Düşünce
23'üncü yaş (2020)
Saatlerce süren düşünce hapislerinden sıyrılıp kendimi zar zor dışarı attım. Akşamın serin havasının yüzüme vurmasıyla büyük bir ihtiras ve büyük bir coşku ile hedefine koşan bir at gibi yanımdan geçenleri fark edemeden bir hayale doğru yürümeye başladım. Günün sonunda beni bir masada argın, yorgun ve uzaklara dalmış bir şekilde oturtacak hızlı adımları atmaya devam ediyordum. Kamçılanmıştım. O masaya kah yorgun oturur filiz açmış bir bir tohum gibi gelecek vaadeden yahut yeni fikirlere gebe bir halde kalkar kah yorgun oturur daha yorgun kalkardım. Ah bu düşünceler. Rotasız bir şekilde seri ve kendinden emin adımlarımı atmaya devam ettim. Aklımda fikirlerimi doğru bir zemine oturtmuşluğun verdiği bir özgüven var. Masaya oturduğumda ne kadar aciz olduğumu hatırlamaktan habersizmişçesine oldukça bilgili, maskeli kibirli ve özsever bir halde yürümek insanın ahmaklığının en büyük deliliydi. Bu yazıyı 23'üncü yaş günümde yazmışım. Notlarımda denk gelince paylaşmak istedim.
Duygu ve Düşünce
Sürpriz
Kütüphanelerden alıp okuduğum her kitabın arasına 5-10₺ harçlık bırakmak gibi tatlış bir huyum var :)
Kütüphane