Hüseyin YALÇIN

Hüseyin YALÇIN
@huseyinyallcin
Önceliğim iyi bir okur olmak. Okuduklarımın, mazimden silinmemesi adına zarif bir çetele mahiyetinde kullanacağım bu mecrada, herhangi bir cümlem ile güzel bir karara vesile olmanın temennisi içerisindeyim.
Araştırma Görevlisi-Sunucu-Okur-Yazar-Biraz da çevirir
Doktora
Lefkoşa
25 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Susarsan Kurtulursun
8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Eser ayet, hadis ve büyüklerin sözlerini merkeze alarak, dilimizin ne kadar sakıncalı bir organ olduğunu ve korumanın birçok kötülüğün önüne geçeceğini anlatıyor. "Çok konuşmamak olgunluktandır." "Çok susup az konuşmak büyüklük alametidir." gibi sözleri babam hep söylerdi. İnsan büyüdükçe, etrafında olan biten sorunların çoğunun dilden kaynaklandığını görünce kendi kabuğuna çekilip suskunluk makamına geçmeye başlıyor. Kimisi bunu 28 yaşında başarıyorken kimisi bu olgunluğa 40 belki de 50 yaşında ulaşıyor. Allah her birimizi dilimizin şerrinden korusun. Amin
Dilin Afetleriİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 201616,9bin okunma
Reklam
İslam Tarihini Yeniden Düşünmek mi, Yeniden Yorumlamak mı?
7/10
·552 syf.··
2026 1. kitabı
Ahmet Yaşar Ocak’ın Farklı Bir İslam Tarihi adlı çalışması, yazarın da açıkça ifade ettiği gibi, bir “kesin hükümler kitabı” olmaktan çok uzun yıllara yayılan bir akademik tecrübenin ürünü olan kişisel bir tarih okumasıdır. Ocak, bu eserle İslam tarihini yeniden yazdığını değil, ona farklı bir yerden baktığını iddia eder. Bu bakış, bilinçli olarak klasik ve normatif İslam tarihi anlatısından mesafeli durur. Kitap boyunca İslam tarihi; kutsallaştırılmış bir ilerleme hikâyesi ya da sorunsuz bir medeniyet yürüyüşü olarak sunulmaz. Aksine iç savaşlar, iktidar mücadeleleri, sosyo-psikolojik kırılmalar, mezhep çatışmaları ve siyasal çıkar ilişkileri merkeze alınır. Halifeler ve sahabe dâhil olmak üzere tarihsel şahsiyetler, idealize edilmiş figürler olarak değil; zaafları, hesapları ve insanî yönleriyle ele alınır. Bu yönüyle eser, okuru konforlu bir tarih anlatısından bilinçli biçimde uzaklaştırır. Ocak’ın yöntemi belirgin biçimde sosyolojik ve tarihselcidir. Dinî gelişmeler çoğu zaman vahiy merkezli iç tutarlılıklar üzerinden değil, siyasal şartlar, toplumsal gerilimler ve ekonomik dönüşümler üzerinden açıklanır. Mezheplerin, tasavvufun ve itikadî kırılmaların ortaya çıkışı; imanî zorunluluklardan ziyade tarihsel şartların ürünü olarak okunur. Bu yaklaşım akademik açıdan tutarlı ve cesur olmakla birlikte, İslam’ı öncelikle nas, ilim ve gelenek ekseninde anlamaya alışmış okur için yer yer indirgemeci bir etki bırakır. Kitapta dikkat çeken bir diğer unsur, Batılı literatüre ve özellikle oryantalist tarih yazımına duyulan belirgin yakınlıktır. Ocak, klasik Şarkiyat geleneğini eleştirdiğini söylese de, kavram dünyası ve problem kurma biçimi büyük ölçüde Batı akademisinin oluşturduğu çerçeve içinde ilerler. Annales ekolü, sosyo-psikolojik portreler ve Avrupa merkezli tarih
Tarih
Farklı Bir İslâm TarihiAhmet Yaşar Ocak · İletişim Yayınları · 202535 okunma
Her çeşit insan
7/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2022 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2022 21:04
Bu uzun kitapta İkinci Meşrutiyet'ten, II. Dünya Savaşı sonrasına kadar çok geniş bir zaman diliminin öyküsü (1908-1945) destanlaştırmıştır. Düzyazı, şiir, senaryo tekniklerinin iç içe kullanıldığı Memleketimden İnsan Manzaraları; şiir, roman, öykü, oyun, senaryo hepsini içeren yeni bir tür olmuştur. Memleketimden İnsan Manzaraları beş kitaptan oluşuyor. Bu destansı şiiri Nazım Hikmet 1939-1947 yılları arasında yazmış. Ancak 1966-1967 yıllarında, yazılışından 30-35 yıl sonra yayımlanabilmiş. Kitabı okurken yazarın anlattığı o anları videosu olsaydı da izleyebilseydim demeden edemiyorsunuz. Mehmet Fuat bu kitap için "Tam anlamıyla bir başyapıttır. Herhangi bir kavga kitabı filan değildir." der. Memleketimden İnsan Manzaraları2. Meşrutiyet'ten 2. Dünya Savaşı'na kadar Türk toplumunun geçirdiği siyasal ve toplumsal dönüşümleri 17.000 dizeyle 5 kitap olarak, 300 dolayında kişinin kimliğinde anlatan Nazım Hikmet, başlangıçta bağımsız olarak tek kitap biçiminde düşündüğü Kuvayı Milliye destanının kimi bölümlerini de Memleketimden İnsan Manzaralan'na alır. Memleketimden İnsan Manzaraları Birinci Kitap'ta Haydarpaşa'dan kalkan posta trenindeki yolculardan söz edilir. Bunlar, köylüler, işçiler, sakatlar, memurlar, jandarmalar, hükümlüler, işsizler, serserilerdir. Şair, bunlardan bazılarını tanıtır. Tanıtırken, vücut yapıları, konuşmaları, yaşamöykülerini de verir. ikinci Kitap'ta yine Haydarpaşa Garı'ndan kalkan ekspresin yolcuları anlatılır. Bunlar çoğunlukla yataklı vagonda gidenlerdir: Siyaset adamları, gazeteciler, sermaye sahibi kişiler, kentsoylular, Kurtuluş Savaşı'na katılmış halk kökenli kişiler. Üçüncü Kitap'ta bir hükümlü olan sosyalist Hilmi'nin hapishane ve hastanelerde geçen günleri anlanlır. Bunun yanı sıra, hapishane ve hastane yaşamı, doktorlar,
Edebiyat
Memleketimden İnsan ManzaralarıNazım Hikmet Ran · Yapı Kredi Yayınları · 20117,4bin okunma
Şehirler de mi konuşur?
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2022 14. kitabı
Ahmet Hamdi Tanpınar, Türk Edebiyatı’nın vazgeçilmez isimlerinden biridir. Eserleriyle edebiyatımızda bir mihenk taşı oluşturmuştur. Öne çıkan en güçlü özelliği ise, ortaya koyduğu eserleriyle adeta dile ve kavramlara yeni bir boyut kazandırmasıdır. Kendi tabiri ile o, dilin kapısından içeri girmiştir. Sahip olduğu miras ile derin bir geçmişe sahip olan beş şehir hakkında kaleme aldığı bu kitabı, mekâna karşı zihinlerde kalıplaşmış tanıma adeta meydan okumaktadır ve zamanın sonsuzluğunu ispat etmektedir. Ayrıca Tanpınar, "Bütün hilkat, geniş ve eşsiz kudretinde canı sıkılan bir tanrının kendi kendini eğlendirmek için icat ettiği bir oyundur. hayat nimetlerinin değişikliği içinde bize, yaratıcı işaretten kalan en büyük miras bu can sıkıntısıdır." (s.113) ifadesi ile de itikadi sorunları olan biridir. Erzurum dışında kitapta bahsedilen dört şehir Bursa, Ankara, Konya ve İstanbul aynı zamanda farklı üç Türk devletine başkent olmuştur. Erzurum ise konumu itibari ile ticaret merkezi olma özelliğine sahiptir. Dolayısıyla yazar şehirlerin bu birikimini en güzel şekilde kullanarak deyim yerinde ise okuruna yeni ve tamamen özel bir mekan ve zaman tanımı verir. Şehirler onun için canlı, konuşan ve hissettiren mekanlardır. Her biri ayrı bir kişiliğe sahiptir. Zaman ise geçmişte sıkışmış kalmış tarihten ibaret değildir. Üstelik beşer olan insanoğlunun bir şehirle kıyas edildiğinde yaşadığı kısacık ömrüne sığdırdığı, gördüğü, duyduğu ve hissettiği tüm izler hafızasında taşınmaktadır. Bu sebeple, aynı insan gibi mekanlar da belki yüzyıllar boyunca şahit olduğu yaşamın izlerini hafızasında biriktirir ve taşırlar. Her bir medeniyetin sürdürdüğü iktidarın bıraktığı mimariler, gelenekler ve söz konusu şehirlerin sahip olduğu büyük ustalar nesiller boyunca gelip geçen insanlığa
Edebiyat
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
Puan vermedi·150 syf.··
2022 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2022 11:45
Kitabın siyasi bir görüşü var. Dil devriminin gerekliliği, bu mücadele uğruna her yolun mübah olduğu, dil devrimini desteklemeyen her tasarrufun eleştirildiği ve yer yer radikal solcu düşüncesinin övüldüğü bir kitap. Kitapta yabancı dillerden kastın sadece Arapça ve Farsça olduğunu bariz bir şekilde hissedebilirsiniz. Bütün katı tutumların ve devrimlerin, aslında Batı'ya benzemek üzere ortaya konulan birer çabadan ileri gitmediğini anlamak zor değil. Nitekim kendileri için de yabancı diller denilen İngilizce, Fransızca, Latince vb. dillerden millî denilen Türkçe'ye birçok kelime alındığı halde bu kelimelerin Türkçe bir öze kavuşturulmaları hususunda bir çaba sarfedilmemektedir. Ilımlılık devrimcilik ile bağdaşmaz. (Sayfa 50) Kesinlikle katılıyorum.
Dil GerçeğiÖmer Asım Aksoy · Türk Dil Kurumu Yayınları · 200610 okunma
Reklam