Gerçekten sevmek, birini her neyse tam da öyle kabullenmek, başka türlüsünü hayal bile etmemek değil mi? Onu, daha iyisini, eksiksizini düşlemeden bağrına basma yetisi. Olduğu gibi.
Değil aileye, eve, yuvaya, bir çatıya alışmak, kendini ona ait saymak nedir bilmiyordum. Neyi bilmediğimi de bilmediğimden, yaramı yanlış yerde arayıp zırhımı yanlış kumaştan biçiyordum.