"Muhammedî bir sufi düsturu her hayret makamına bastığında orada daha önce Muhammed-i Mustafa’nın izini görür ve Onun izini gördükçe der ki ey Nebiler Nebisi senin geçtiğin yollardan geçiyorum. Ey Nebiler Nebisi senin peşine takılmışım, senin kokuna takılmışım, senin anlayışına takılmışım. Sen nereye bastıysan, nerde yürüdüysen, hangi ufuklarda dolaştıysan senin o dolaştığın ufuklarda dolaşmak istiyorum, der. Muhammedî sufi anlayışı böyle yürür."
Üstad Mustafa Özbağ (Nefes I, s.13)
Nefes 1Mustafa Özbağ · Google Commerce Ltd · 20202 okunma
"Hüseyin ismi aslında Resulullah tarafından tayin edilmiştir. Bu münasebetten dolayı da ne kadar Hüseyin var ise ilk isme tâbidir ve Rasulallah tarafından tayin edilmiş hükmündedir."
İsmail Hakkı Bursevi
"Ey aradıkça arayacakları çoğalan
Ey buldukça bulacakları çoğalan"
Ahmet Ümit arkeolojiye olan sevgimi her zaman arttırmıştır. Uzun zamandır okumuyordum, iyi geldi.
Aslında İncir Kuşları ve Meyra'yı ve bunun yanında Emine Seçeroviç Kaşlı'nın Kurşunların da Rengi Var ve Kurşunların Rengini Yıldızlarla Değiştirdim kitaplarını okumuştum. Bu konuda videolar izlemiş, haberleri incelemiştim. Yabancı bir yazar olduğu için zaman zaman Sırpları da güzel gösterip Müslümanlar hakkında olumsuz düşünebilecek taraflar bırakıyordu. Sanki savaşı Sırplar başlatmamış da herkes suçluymuş gibi. Sırpların yaptığı katliamdı. Ama bu kitap bana bir haini tanıttı. "Fikret Abdic." Görece daha seküler bir hayatı tanıtıyordu diyebilirim. Savaşın kadınlara verdiği zarar inanılmaz bir boyutta. Allah zalimleri kahretsin! Zalim her kimse, hiç "ırkçılık" yapmadan...
Coğrafya hakkında farklı bilgiler de edindim. Velika Kladuşa bilmediğim bir yerdi.
(Galiba Müslümanlar hakkında olumsuz bir yorum duymayı kaldıramıyorum. Hele de Bosna için...)
"Uyuşturucuya başlama sebeplerinde dini bağların zayıflamasının da önemli yeri vardır. İnsan içindeki manevi boşluğu bu tür kötü alışkanlıklarla doldurmaya çalışabilir. Oysa manevi değerlere sahip ve inançlı bir kimlik, en yıpratıcı olaylar karşısında bile inancın hediyesi sabır ve kendini telkin gibi tepkilerle ayakta kalabilmekte." Mutlu Çelik