“Tanınmaklığı, bilinmekliği istedim”: “Ya Resulullah, hiçbir şey yok iken Allah neredeydi?” ,“Âmâ’daydı.”
Eğer ben Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin o esnada huzurunda olsaydım derdim ki “Âmâ neredeydi? Şimdi nerde? Mirac Âmâ’ya mı oldu? Yoksa Mirac Âmâ’dan ileri mi oldu?” Gökleri geçti, hadisler var. Birinci kat gök, ikinci kat, 3., 4, 5, 6, 7, ondan sonra cehennem, ondan sonra cennet, ondan sonra arş-ı âlâ, levh-i mahfuz, kürsi, geçti bunların hepsini “Kalemin cızırtısını duydum” diyor, ne yazıyor? “Kalem hala daha yazıp siliyordu” diyor, mürekkebi kurmamış. Kalem yazıp çiziyorsa, levh-i mahfuz kalemden sonra yaratıldı, o zaman, kalemin cızırtısını duydum diyorsa kaleme geldi, levh-i mahfuzun üstü. Komple varlık Âmânın içinde mi yoksa?"
Üstad Mustafa Özbağ/060216 (Nefes II, s.209)