Aslına bakarsan hala anlayamadığım şey, insanın tehlikesini bilerek bir suçu işledikten sonra itiraf etme cesaretini bulamayışı dır. İtirafı engelleyen bu basit korkuyu her türlü suçtan daha zavallıca buluyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İtirafı, direnen etinin içinden bir kancayla yırtıp çıkartmak gerektiği için sanığın kıv ranıp durmasını izlemek tüyler ürperticidir. Bazen yuka rıda, gırtlağına yakın bir yerdedir, içeriden dayanılmaz bir güçle yukarı doğru itilir, sanık boğulacak gibi olur, neredeyse itiraf edecektir, o anda yine o karşı konulmaz uğursuz güce yenilir, o anlaşılması güç inat ve korkunun esiri olup itirafı gerisin geriye yutuverirler. Ve kavga ye niden başlar. Bazen hakim böylesi durumlarda sanıktan çok daha fazla azap duyar. Oysa sanık, aslında yardım cısı olan hakimi her zaman bir düşman olarak görür.