Öyleyse, yüreğim bütün gücüyle çarparken ve bütün bedenim tepeden tırnağa titrerken onu bana getirsinler; onun kollarına ayaklarına atsınlar beni; o ağlayacaktır, birlikte ağlayacağız. Güzel konuşmasıyla teselli edecek beni. Yüreğim, sıkıntısını onun yüreğine dökecek; o benim ruhumu alacak, ben de onun Tanrısını alacağım.
Peki bu ihtiyarcığın, benim için ne anlamı var? Ya ben, onun için neyim? Kötü bir insan; benzerlerini görmeye alıştığı bir gölge; infazların sayısına eklenecek bir kelle?