Emre

Bir gün, insanlar benim bu öykümü okurlarsa nice masumiyet ve mutluluk dolu yıllardan sonra, bir cinayet ile başlayan ve bir idamla sona eren bu korkunç yılın varlığına inanmak istemeyeceklerdir; eksik bir yanı, eksik bir havası olacak.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Öyleyse, yüreğim bütün gücüyle çarparken ve bütün bedenim tepeden tırnağa titrerken onu bana getirsinler; onun kollarına ayaklarına atsınlar beni; o ağlayacaktır, birlikte ağlayacağız. Güzel konuşmasıyla teselli edecek beni. Yüreğim, sıkıntısını onun yüreğine dökecek; o benim ruhumu alacak, ben de onun Tanrısını alacağım. Peki bu ihtiyarcığın, benim için ne anlamı var? Ya ben, onun için neyim? Kötü bir insan; benzerlerini görmeye alıştığı bir gölge; infazların sayısına eklenecek bir kelle?
Kürek mahkûmları ve giyotin, onun için gündelik olaylar haline dönüşmüş. Duyguları körelmiş. Kuşkusuz bir defteri vardır; şu sayfa kürek mahkûmları, bu sayfa idam mahkûmları için... Ertesi gün, herhangi bir saatte, teselli edilecek birisi olduğunda ona önceden haber veriyorlar. O da kim olduğunu soruyor! Kürek mahkûmu mu yoksa ölüm cezasına çarptırılmış birisi mi? Ve sayfayı yeniden okuyup gerekli kişiye gidiyor. Böylece ona göre, Toulon’a gidenlerle, Grève Meydanı’na gidenler sıradan şeyler; o da onlar için sıradan biri.
İşte yavrucuğum, babana bunları yapacaklar; bana hiç kin duymuyorlar bu insanlar, ama hepsi de benden şikâyetçiler ve isteseler, beni kurtarabilirler. Beni öldürecekler. Anlıyor musun bunu Marie? Soğukkanlılıkla, törenle, toplumun iyiliği için öldürecekler beni! Ah! Ulu Tanrım!
Aldırmadığım ya da acıdığım için vermemiştim redingotumu. Hayır; ama benden daha güçlüydü. Reddetseydim, iri yumruklarıyla dövebilirdi beni. Ah evet, acımıştım! Yüreğim kötü duygularla doluydu. O yaşlı hırsızı, ellerimle boğabilmek isterdim! Onu ayaklarımın altına almak isterdim! Kalbimin öfke ve acıyla dolduğunu duyumsuyorum. Safra kesem patlamış gibi. Ölüm insanı ne kadar da hırçın yapıyor...