Kulağa tuhaf gelse de bütün bunlara rağmen kuantum alanı boş değildir. Burası frekans ya da enerji ile dolu sonsuz bir alandır. Yani kuantum alanını fiziksel madde dünyasının ve duyularımızın ötesindeki sonsuz enerjiyle, yaratmak için kullanabileceğimiz görünmez enerji dalgalarıyla dolu bir alan olarak düşünebilirsiniz. Sonsuz olasılıklar denizinde yüzen bütün bu enerji ile tam olarak neler yaratabiliriz? Bu tamamen bize bağlıdır çünkü özetle kuantum alanı "bütün olasılıkların var olduğu" yerdir. Ve az önce söylediğim üzere, kendimizi kuantum evreninde bulduğumuzda bir "farkındalık" ya da bir "bilinç" olarak var oluruz. Özellikle de daha büyük bir bilinç ve daha yüksek bir enerji seviyesi dahilinde var olan sonsuz olasılıklar alanını gözlemleyen ya da ona dikkat kesilen bir farkındalık oluruz.
Size erkekler hakkında bir sır verebilirim; bir erkeği en çok etkileyen şey birlikte olduğu kadının vücudunun eşsiz kokusudur, parfüm kokusu değil, ten kokusu.
Etkiler, çünkü eşsizdir. Parmak izi gibidir, kimsede aynı kokuyu bulamazsınız. Aynı parfümü kullanan kadınlar aynı üniformayı giyen insanlar gibidir, oysa ten kokusu benzersizdir ve bir defa o kadının ten kokusuna alıştığınız zaman kimse sizi ondan koparamaz. Ben aşık olduğum her kadına, eşsiz ten kokusu sebebiyle bağlandım, onun parmak izi beni ona bağladı.
Sayfa 107 - Destek Yayınları, Karakter Mert Atalay
... Öte yandan epigenetikle ilgili öğrendikleri doğrultusunda yoğun sevgi, sevinç, şükran, ilham, şefkat ve özgürlük duygularının, bedeninin yapısını ve işlevini etkileyen sağlıklı proteinleri üretecek yeni genleri uyarabileceğini biliyordu.
Bedeninde dolaşan stres kimyasallarının sağlıksız genleri harekete geçirdiğini, yüksek duyguları strese neden olan duygulardan daha büyük bir tutkuyla benimserse yeni genleri tetikleyerek sağlık durumunu değiştirebileceğini kavramıştı.
İşitsel bir insan olmak, bütün bunları dinlemekten ve ruhun derinliklerine inmekten keyif alan bir dalgıç olmamı sağlıyordu.
Kendimi bildim bileli dinlediğim kimseyi yargılamayı sevmiyordum, çünkü eğer sonuçlar varsa mutlaka sebepler de oluyordu.