"Ben yıllarca bu adamların arasında onların rüyaları içinde yaşadım. Zaman zaman onların kılıklarına girdim, mizaçlarını benimsedim. Hiç farkında olmadan bazen Nuri Efendi, bazen Lûtfullah veya Abdüsselâm Bey oldum . Onlar benim örneklerim , farkında olmadan yüzümde bulduğum maskelerimdi."
Benim çocukluğumun belli başlı imtiyazı hürriyetti.
Bu kelimeyi bugün sadece siyasi manasında kullanıyoruz . Ne yazık ! Onu politikaya mahsus bir şey addedenlerden korkarım ki , hiçbir zaman mânasını anlamayacaklardır.
Politikadaki hürriyet, bir yığın hürriyetsizliğin anahtarı veya ardına kadar açık duran kapısıdır. Meğer ki dünyanın en kıt nimeti olsun ; ve bir tek insan karnını doyurmak istedi mi etrafındakiler mutlak suretle aç kalsınlar.
Ben bu kadar kendi zıddı ile beraber gelen ve zıtlıkların altında kaybolan nesne görmedim..