Ey aşkın kutlu kitabı
Uçarı hayallere yataklık eden
Peri bacalarının yasağı
Gönlümün celladı acı mezmur
Bana bıraktığın yazıt bu mudur
Ölüm geldi bana düğün armağanın gibi
Senden bir gök
Senden yıldızlar ördüler
-Sezai Karakoç
Okullarda artık sadece maddi hedeflere yöneltilerek eğitim verildiğini farkediyorum. Memuriyetle gelen rahat bir hayat vaadinden baska hiçbir sey vermiyor Türk Eğitim Sistemi. E hal böyle olunca zenginin çocuğu okumuyor, diplomasını alıyor, fakirin çocuğu hayatını buna adıyor.Belkide herkesin öğretmenlerinden duyduğu klasik bir kıyas "çöpçü mü olmak istersin yoksa memur mu?"." Elbette çöpcüleri küçümsemiyoruz onlarada ihtiyaç var elbette ama siz bilmem ne olun..." Her şeyden önce ne olursanız olun, ne iş yaparsanız yapın , ister zengin ister fakir olun ama eğitimli , bilgili , aydın insanlar olun diyemiyor mu sevgili öğretmenlerimiz? Bu ülkenin kitap okuyan çöpçüleri ve hasta bakmayarak itibar kazanmaya çalışan doktorları var. Eğitimi maddi hedeflerden arındırıp niçin fakülterlerden ayrıldığında ayda kaç para kazandığı farketmeksizin şehrin temizliği için yeni yeni yöntemler, araçlar, uygulamalar hatta teknolojiler gerçekleştirebilecek kadar bilinçli çöpçüler ve itibar kazanmak için daha çok hastaya yardım eli uzatan doktorlar yetiştirmiyoruz? Bugüne değin hep memur olacağız diye diye gittik okula, okul sıralarında oturan çocukların sayısı arttıkca tabii tüm ülkeye memuriyet veremedik. Sonuç ne oldu? Elinde diplomasıyla ne yapacağını bilmeyen , bütün emeklerinin boşa gittiğini düşünen binlerce genç insan. Biz bu insanlara eğitimi hayat ellerine ne malzeme verirse versin bunlardan güzel bir sey çıkartmalarını sağlayacak şekilde verseydik bugün belkide her şey daha güzeldi.
İnsan bir bahis üzerinde derinlere daldıkça o bahsin zihnindeki eski berraklığıda kayboluyor. Büsbütün kavram karanlığı içinde kalır. Daha sonra en sade kelimelerin bile manasını anlayamayacak hale gelir.