Hatice Yüce

Hatice Yüce
Puan vermedi·504 syf.··
2022 1. kitabı
Bir konuda doğrunun, yapılması gerekenin ne olduğunu birçoğumuz biliriz. Misal hepimiz yalan söylemenin kötü bir davranış olduğunu söyleyebiliriz. Lakin her daim bu minval üzerine sözlerimizde dürüst müyüz? Renk renk yalanlar eksik oluyor mu hiç ağızlarımızdan? Misal süte su katmayanımız kaldı mı? Neden böyle olduk? Oysa hepimiz hakikat düsturlarını çağlardan beri ezbere biliyorduk. Buna rağmen kaç kez Kabil olup Habil'i öldürdük. Bir yerde fazilet sahibi olmaktan bahsedilse çoğumuz "Amaan biliyoruz işte!" deriz, dinlemekten sıkılırız. Oysa kaç kez günaha batar çıkarız. Sonra bin kere pişman oluruz bir gün. Bu sebepten tükenmez kalemlerle yazdığımız hayat yazgımızı hatalarla doldurmak istemiyorsak hakikati sıkça anmalıyız. Anmalıyız ki nefsimizin ateşi bizi kavurunca hakikat yağmurları serin serin yağsın ruhumuza. Mekteb-i Edep bu yolda ilk durağımız olsun. Hayatımızda dönem dönem tekrar tekrar açıp okuyalım. Muallim Naci bu kitabı yazarken gerek doğudan gerek batıdan onlarca alimden, kıssalardan bahsetmiş. Bu kitabı okuyup bitirdiğinizde ruh ve fikir dünyanızda çığır açacak, kültürel donanımınızı ciddi ölçüde artıracak. Ben alıntı yapmalara doyamadım, umarım sizlerde okuyup daha fazlasını keşfedip eklersiniz buraya. Sağlıcakla.
İnsan
Edep EğitimiMuallim Naci · Büyüyenay Yayınları · 201655 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Viyolonsel
Puan vermedi·140 syf.··
2021 5. kitabı
Kitapta zevkle okuyacağınız birçok hikaye var. Yalnız ben kitap hakkında değil , Viyolonsel hikayesi hakkında konuşmak istiyorum. Heyhat, aşk ne kadar bencildir! Bir genç adam, güzeller güzeli viyolonsel çalan bir genç kıza aşık olur.Genç kızın, viyolonseline gösterdiği alakayı kıskanan adam bir gün şöyle söyler: "Ey sevgilim, ey narin vücudunun, ipek saçlarının, donuk pembe dudaklarının değil, bütün ihtiras ve iptilalarının da bana ait olmasını istediğim sevgilim, artık viyolonseli bırak, yalnız beni dinle, yalnız benim kalbimin tellerinde nağmeler bulmaya çalış." İnsanın sevmesi bile ne müthiş zalimliktir.Sahip olmak arzusuyla yanıp tutuşur.Sevdiğini, kendisinden başka alaka gösterdiği her şeyden alıkoymak ister. Genç kız şöyle cevap verir: "Mademki sen istemiyorsun sevgilim, ben artık viyolonsel çalmayacağım...Nağmelerimi yalnız senin sözlerinde arayacağım." Aşk , insanı ne kadar yüceleştirir. Bir anda bütün zaaflarından kurtarıverir. Fakat genç kız bir söz ister. Ölmeden önce başucunda bir viyolonsel dinlemek arzusundadır. Genç adam hiç düşünmeden kabul eder, der ki: "Senden sonra yaşamak gibi bir ceza bana mukadderse, yemin ederim ki, başucunda en yüksek sanatkara, en güzel besteyi çaldıracağım." Yaratılıştan aciz insanın, hiç bilmediği istikbali hakkında kendinde gerçekleştirebilecek kudretin kesin var olacağından emin olarak sözler vermesi ne ahmakçadır. Zaman geçer, bu iki genç seyahatleri sırasında bir ıssız adaya düşerler. Genç kız hastalanır, durumu gittikçe kötüleşir. Verdiği sözü hatırlayan genç adam ormandaki ağaçlardan bir viyolonsel yapar. Genç kızdan viyolonseli öğrenmeye çabalar. Nihayet adam viyolonsel çalmayı öğrenir. Genç kızın durumu iyice ağırlaşır, artık son günleri olduğu oldukça barizdir. Genç kızın başında çalmasını istediği parçayı öğrenip
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
Puan vermedi·159 syf.··
2020 4. kitabı
·
1569 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2020 22:45
• Saat altı suları . 12 yahut 13 yaşındaydım. Evde yalnızdım . Evde yalnız kaldığımda en çok günün akşama döndüğü saatlerde içimi endişe kaplardı , akşam ezanı okunurken o nida kulaklarıma ağır ağır dolarken bende yaşıtlarım gibi ailemle olduğum akşamları arzulardım. Yalnızlıktan korkmazdım ama kimse bilmez bu evde yalnız kalmaktan ne çok korktuğumu , duvarların beni yalnız yakaladıklarında anılarımla dövdüğünü kimse bilmez , annem yaşarken annemin ölümüne ağladığımı bilmezler , tenimde uslu duran canavarların izlerini bilmezler. Yine o akşamların birinde, sınıf kitaplığından aldığım bir kitabı çantamdan çıkardım. İşte beni en çok etkileyen ve hayatım boyunva lezzetini unutamadığım okuma o olmuştur. Kırılan Ümitler , Muazzez Tahsin Berkand. Kitap Emel'in babasının ölmesi ve alelacele annesiyle beraber halasının yanına taşınmasıyla başlıyor. Hande ve Bülent isimli kuzenleriyle tüm gün oynayarak geçirdiği çocukluk dönemlerinde Emel de Hande de Bülent'e aşık olmuşlardır. Bülent tahsilini tamamlayıp döndüğünde iki genç kızda etrafında pervane olmaktadır. Ama Bülent Hande ile evlenmeyi seçecektir . Onların arasındaki aşkı farkedemeyen Emel ise bu durumu öğrendiğinde kahrolacak ama ikisinin mutluluğu için acısını içine gömecektir . Onun acısını anlatan öyle mükemmel tasvirlere , olaylara yer verilmişti ki kitapta duygulanmamak elde değil. Onun acısını gören Bülent ve Hande ise onun mutlu olması , evlenmesi için çabalarlar. Asım adında bir genç , Emel'i çok sevmektedir. Emel halasının ve kuzenlerinin evlilik baskılarının o evleninceye değin süreceğini bilmektedir. Bu yüzden sadece Asım'ında kendisi gibi ona olan sevgisinden dolayı bedbaht olmaması için bu izdivacı kabul eder . İlerleyen günlerdeyse bir başka akrabası olan çok sevdiği kitapta sürekli mektuplaşmalarına yer
Edebiyat
Kırılan ÜmitlerMuazzez Tahsin Berkand · İnkılap ve Aka Kitabevleri · 197820 okunma