Eğer mücahidlerAllahın veli kulları değillerse,yeryüzündeAllahın hiç veli kulu yoktur!Onların hayatıizzetölümleri iseşehadettir!
Takip edin:
whatsapp.com/channel/0029Vb7...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Suikastı yapan Hizbullah değil Fetö ve Saadettin Tantan'dır.Örgütler kadar belli partilerin ya da grupların devlet içinde yapılanmasına da karşı çıkıyordu. Bu düşüncesini açık açık söylediği için de Ankara’nın en üst düzey isimleriyle çoğu zaman ters düştüğü oluyordu.Özellikle emniyet teşkilatın da Fethullah Gülen cemaatinin yaygınlaşmasından çok rahatsızlık duyuyordu. Stratejik noktalara Gülen'e yakın insanların atanması üzerine teşkilatın önde gelenleriyle zaman zaman ters düştüğü de oluyordu. İddialara göre bu konuda kızgın olduğu kişilerin başında daSaadettin Tantangeliyordu.
Gaffar Okkan, meslek hayatında kuşkusuz en büyük savaşı, Hizbulllah’a karşı verdi. Gerçek anlamda bir terör uzmanıydı ve gizli servis olarak gördüğü Hizbullah’a karsı uzun süre adeta tek başına savaştı. Terörün nereden gelirse gelsin mutlaka yok edilmesi gerektiğini düşünüyordu. Fakat Hizbullah’a karşı yürüttüğü savaşın ilk dönemlerinde gerçekten büyük zorluklar çekti. Büyük çoğunluğu sünni ve dindar ailelerden gelen polis teşkilatı, Okkan’dan önce Hizbullah’a oldukça sempatiyle yaklaşıyordu. En azından yakaladıklarında, diğer örgütlerin üyelerine göre farklı muamele uyguluyorlardı. Hatta üyelerine, sorgu esnasında namaz kılma izni verildiği dahi oluyordu. “Hizbullahla savaşta en büyük zorluğu kendi teşkilatıma gerçekleri anlatmakta çektim’’ diyen Okkan, önce sorguda namaz kılma iznini ‘militanların direnci artar’ düşüncesiyle yasakladı. Ardından da gerekirse camilerde hile operasyon yapılması, talimatını verdi. Bu yüzden de kendi teşkilatından büyük tepki gördü. Hatta birçok polis tarafından dinsizlikle bile suçlandı. Çevresindekilere sık sık “Yıllardır Hizbullah’ın ele geçirdiği camileri geri almak için uğraşıyorum. Bazen, polis memurlarını bile camilere karşı çalışmaya ikna etmek zor oluyor" şeklinde konuşuyordu.
Kadınlar da erkekler gibidirler. Erkeğin sorumlulukları olduğu gibi kadının da sorumlulukları vardır. Kadın bu sorumlulukları yerine getireceği zaman ise kuralları öğrenmeye ihtiyaç duyacaktır. Nitekim ilim talebi kadın olsun erkek olsun her Müslümana farzdır. iki cinsiyet arasında farklı mevzular olsa da birçok konuda müşterektirler. Şimdi sayacağımız kişiler, problemleri çözmek ve ilim talep etmek için birbirleriyle yarışan kadın sahabelerdir. Mesela;• Ümmü Süleym (r.anha),erkeğin uykuda gördüğünü kadının da uykuda iken görmesinden dolayı gusletmesi hakkında Hz.Peygambere (sav) soru soruyor.• Fatma Binti Ebu Hubeyş (r.anha),O'na (sav) istihaze kanını ve hükmünü sormaktan çekinmiyor.• Zeynep Es-Sakaff (r.anha)evindeki yetimlerin ve eşinin nafakası hakkında O'na (sav) danışıyor.• Fatma Binti Kays (r.anha)ise O'ndan (sav) boşanmış kadının barınacağı yer ve nafakası hakkında bilgi alıyor. Bu konudaki örnekler oldukça çoktur.Öyle ki müminlerin annesiAişe annemiz (r.anha)şöyle demiştir;"Allah Ensar kadınlarına merhamet etsin. Utanma duyguları onları dini konularda bilgi sahibi olmalarına engel olmamıştır."