Maçtan sonra bir sıgara yakmıştık portatif tribünlerde, diğer maça bakarken muhabbet etmiştik biraz, "Yahu baba," demiştim o zaman, "elli yaşına geldin, on sekiz yaşında çocuklarla top oynuyorsun. Gülüyorlar arkadan, farkında değil misin?"
"Gülsünler, sorun değil," demişti. "Genç onlar, gülecekler tabii." Elini göğsüne götürmüştü sonra, tam kalbinin üstüne, "Burası da gülüyor," demişti. "Burası çok mutlu."