Ve insanın zihni, kendisine sürekli bir şeyle pompalayan yayıncıların, halkla ilişkicilerin, reklamcıların, televizyoncuların elinde öyle hızla dönmeye başlıyor ki, merkezkaç kuvveti bütün fikirleri darmadağın ediyor. İnsan artık hiçbir şeye konsantre olamaz hale geliyor.
Televizyonun ışığının yarım yamalak aydınlattığı türbe gibi evlerde insanlar ölü gibi oturuyor, ifadesiz suratlarına gri veya renkli ışıklar vuruyor ama aslında vurmuyor...