Beyin hastalıklarının da aslında kalp hastalıklarından bir farkı yoktur ve onlar da zaman içinde davranışlarımıza ve alışkanlıklarımıza bağlı olarak gelişirler. Bu da, sinir sistemini etkileyen sorunların ve bilişsel çöküşün de tıpkı kalp hastalıkları gibi doğru beslenme ve egzersizle engellenebildiği anlamına gelmektedir.
..yayınlanan bir araştırmaya göre, gluten hassasiyeti olan annelerin bebeklerinin ileriki yaşamlarında *şizofreni ve diğer psikiyatrik hastalıklarla* karşılama olasılığının çok yüksek olduğunu göstermektedir.
Besinler DNA’mızda olumlu ya da olumsuz değişimlere neden olabilirler. 𝐘𝐚𝐧𝐢 𝐛𝐞𝐬𝐢𝐧𝐥𝐞𝐫 𝐬𝐚𝐝𝐞𝐜𝐞 𝐛𝐢𝐫 𝐤𝐚𝐥𝐨𝐫𝐢, 𝐩𝐫𝐨𝐭𝐞𝐢𝐧 𝐯𝐞 𝐲𝐚ğ 𝐤𝐚𝐲𝐧𝐚ğı 𝐨𝐥𝐦𝐚𝐤𝐥𝐚 𝐤𝐚𝐥𝐦𝐚𝐳, 𝐛𝐢𝐫ç𝐨𝐤 𝐠𝐞𝐧𝐢𝐦𝐢𝐳𝐢𝐧 ş𝐢𝐟𝐫𝐞𝐬𝐢𝐧𝐢 𝐝𝐞 𝐝𝐞ğ𝐢ş𝐭𝐢𝐫𝐞𝐛𝐢𝐥𝐢𝐫.
“Beynimiz bir kilo dört yüz gram ağırlığındadır ve yaklaşık yüz altmış bin kilometre kan damarı içerir. Samanyolu’ndaki yıldızlardan daha fazla bağlantı noktasına sahiptir. Vücudunuzdaki en iri organdır ve tam da şu anda size hiç hissettirmeden acı çekiyor olabilir.”