İdris nihayet fişi kabloya sokup da görüntü belirince, Roşi’nin ağzı bir gülümsemeyle yayılıyor. İdris bu tebessümde, otuz beş yaşına karşın dünyayı ne kadar az tanıdığını, onun vahşiliğini, acımasızlığını, sınırsız gaddarlığını görüyor.
Yaşamında bir amaç bul ve ona göre yaşa, derler. Ama bazen, ancak yaşayıp bitirdikten sonra yaşamının bir amacı olduğunu fark edersin, bu da genellikle hiç aklında olmayan bir amaçtır.