Ömrü sefalet içerisinde geçen, "Kimi kez kuru ekmeğimi kendim kazandım, kimi kez de bir dost, yüreğinin iyiliğinden, bir dilim ekmeği bana verdi" diyen bir ressamın(Van Gogh) ölümünden yıllar sonra eserleri on milyon dolarlar ediyor, ne kadar acı değil mi?
Nietzsche ile Van Gogh çağdaştır, yalnız yolları hiç kesişmedi, birbirlerinin eserleriyle de hiç tanışmadılar. Tanışmasalar da Nietzsche "Elveda, bana izin verilenden ötesini gördüm" yazdığında Van Gogh aynı günlerde mektubunda "Günaydın, bana izin verilenleri görmeye çalışıyorum" diyordu. Farklı coğrafyalarda aynı kafalar.
Van Gogh'un resimlerinde müthiş bir dinamizm vardır, resmindeki her şey hareket eder. Yerler, gökler, ağaçlar ve yıldızlar sanki doğanın diyalektik devinimini kanıtlar gibi hareket halindedir.