Büşra GÜL

“Ey gönül, ey gönül, neden bu kadar Gamla dolusun? Yıkıksın; kırık döküksün ama tılsımlı bir definesin sen. Meleklerin secde etmeleri emredilen kadri yüceltilmiş bir varlıksın; bildiğin gibi değil, her varlıkdan daha olgun, daha ilerisin sen. Ruhsun, Cebrail’in üfürmesiyle ikizisin; tanrının sırrısın, Meryem’in oğlu İsa gibisin sen. Kendine bir hoşça bak; alemin özüsün sen; varlıkların gözbebeği olan insansın sen.”
Şeyh Galip·Kitabı okudu
Reklam
“Ey gönül, onun bakışındaki büyü yüzünden Sahralara düşmüşsün; deli misin sen, benden haberin yok mu? Galib, her gece, onun hayaliyle gönlün felaketle dopdolu; yoksa o Ay yüzlünün gönlünde yerin yok mu?”
Şeyh Galip·Kitabı okudu
“Can meclisinde istek kumaşları bölüşüldüğü zaman, sevgi hissesi olarak bize, paramparça olmuş bir gönül düştü.”
Şeyh Galip·Kitabı okudu
“Ey güzel gül, bir aha bile tahammülün yokmuş; iş böyleyken ne diye bülbülün bağrını hasret ateşiyle yaktın?”
Şeyh Galip·Kitabı okudu
“Ayrılık meclisinin mumu olduğum güzel, yapmış, yakıştırmış. Gönül pervanesine buluşmak ateş, beklemek ateş.”
Şeyh Galip·Kitabı okudu
Reklam