TBMM duvarları arasında, başkanlık kürsüsünün üzerinde Kuran'dan bir ayet yazılı. Oturumlar Allah'tan söz edilerek açılıyor. Konuşmalarda genel olarak "efendiler" kelimesi kullanılıyor. Burada ise Allah'a yer yok. Konuşmalarda, bizim "yoldaşlar"a yakın "arkadaşlar" deniliyor.
İngiliz ve Fransız emperyalistlerinin daha yakın zamana kadar "Kemalist Çete" diye andıkları Türkiye Büyük Millet Meclisi ordusu, İngiltere'den büyük destek alan ve kendi çöküşünün arifesinde Konstantinopol'ü ele geçireceğini sanan Kral Konstantin'in ordusunu tek bir darbeyle ezdi.
Mesele sadece savaş değil. Türkiye, savaşı yürütmek için, her şeyden önce, eski rejimi yok etmeyi ve anayasal bir hukuket kurmayı şart saymıştır; bunu yapmayacak olursa İstiklal Savaşı'nı da başarılı bir şekilde yürütemez, eski iktidar ülkeyi yabancılara verir. Başlamış bir iş bitirmeden bırakılır mı?