Yaklaşık üç aylık esaretten sonra İstanbul'a gizlice sokulan Şükrü Paşa, İttihadcılarca alelacele emekli edilmiş ve bir köşeye terk edilmiştir. Edirne'nin istirdadı başarısını kimse ile paylaşmak istemediği anlaşılan İttihadcılar, cemiyete mesafeli olduğu bilinen "Edirne müdafii" Şükrü Paşa'yı emekli ederken, şehrin kurtuluşunda büyük rolü olan Enver Paşa'yı, "Edirne Kahramanı" diye parlatmıştır.
Balkan Savaşları ve Türk Milliyetçiliğinin Doğuşu başlığı, başta yanıltıcı olarak görülebilir. Oysa söz konusu savaşlar, Osmanlı Devleti'nin ilk topyekûn savaşları addedilebilir. Osmanlı toplumunda yerleşik sınırların ve ikiliklerin nispeten aşılması; askerler ve sivillerin, Müslümanlar ve gayrimüslimler, erkekler ve kadınların kısacası tüm Osmanlı vatandaşlarının siyasî ve içtimaî hayata etkin biçimde dahil olması, söz konusu savaşlar ile mümkün olmuştur. Bu sebeple Balkan Savaşları, o ana kadar rüşeym hâlinde olan Türk milliyetçiliği fikrinin geliştiği, palazlandığı, entelektüel bir vâkıa olmaktan çıkıp geniş kitlelere yayıldığı bir dönemi ifade eder.
Çünkü insan duygularını bir düzen içinde tutmak zorundadır. Çünkü o, hayat duvarlarının arasındaki deliği, yanıltmak suretiyle tıkamak zorundadır, aksi takdirde duyguları o delikten dört bir yana savrulur.