Ben seni sevmesini, senden ayrıldıktan sonra öğrendim. Hatta yaptığım tecrübelerle, başkalarını sevmekle sanma sakın. Gönlümün içindeki ümitsiz hayalini sevmekle.
İnsan, yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlarla görünmez ince tellerle bağlanırmış; ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmaya başlar, her birinin
gönlümüzden kopup ayrılması, bir ayrı sızı uyandırırmış.Bunu yazan şair ne kadar haklıymış!
İkide bir avuçlarıma toz doldurarak yüzüne serperdim. Bu yalnız bir çocuk yaramazlığı mıydı acaba? Hayır, güneş işlemiş yosunlu denizler gibi içlerinde hileli hareler dolaşan gözlerini acıtmak içindi.
Uzayın derinliklerinde hızla dönen bir kayanın üzerindeki aptal bir yaratık olduğum için üzgünüm.
Senin bu kayanın üzerinde, bu aptal toz zerreciğinin üzerinde geçirdiğin zamanı kolaylaştıracağıma, zorlaştırdığım için üzgünüm.
Yeni bir başlangıç yapmayı denerken bitişlerin en kötüsüne yol açtığım için üzgünüm.
Böyle çok hata yaptığım için üzgünüm.