Sevimli Hortlak Kespır

"Ülke halkının çoğunluğunun bilgisizliğine ve edepsizliğine tahammül etmek ayıp, kültür meşalesinin aydınlattığı herkesin seyirci kalması ise suçtur. Devlet denilen varlık, üst katları geniş pencereli, yüksek tavanlı geniş aydınlık odalara sahip, alt ve bodrum katlarında ise kasvetli, nemli dar, neredeyse tamamen penceresiz, büyük bir kale gibi görünmemelidir."
Sayfa 77·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kendileri için tüm özgürlükleri, kolaylıkları ve zenginliği isteyen, halka ise en ağır yoksunluklara katlanmanın gerekli olduğunu öneren üst sınıflara kızgındı. Dayatılan bu mecburiyete hoşgörü gösterdikleri için kitlelere de öfkeliydi. Halkın düşünce uyuşukluğuna, yoksunluklara, sarhoşluğa ve adaletsizliklere, maddi ve manevi sefalete alışıp razı olmalarına kızıyordu.
Sayfa 76·Kitabı okuyor
Tarımı, hayvancılığı, tuğla, kâğıt, kumaş üretimini geliş tirenler milyonlarca emekçinin ruhunu, sağlığını, gıdasını ve barınma koşullarını iyileştirmeyi düşünmediler ve düşünmek istemediler. Halkın yaşamını, davranışlarını ve refahını kaderin keyfîliğine bıraktılar. Sanki bunun hiç kimseyi ilgilendirmediği, hiç kimsenin görevi olmadığı konusunda herkes hemfikir gibiydi. "Bildikleri gibi yaşamaya devam etsinler. Başlarına iyi bir şey gelirse ne âlâ, kötü zamanlarda ise sabırlı olsunlar." Her yerde ve her zaman halk kitleleri sabretmek, katlanmak zorunda bırakılır. Sabır, uzlaşma ve yoksunluklar kitlelerin bir nevi görevi haline gelmiştir. Pek çok konuda saldırıya uğramış, küçümsenmiştir halk. Her yerde ve her zaman,"Halk sarhoştur. İnsanlar tembel, çalışmak istemiyorlar. Insanlar kaba, açgözlü, acımasız," denir ve en iyi becerdikleri şeyin sabır olduğu söylenir. "Açlık çekiyor, donuyor, pislik içinde yaşıyor, yine de şikâyet etmiyor, sabrediyor."
Sayfa 76·Kitabı okuyor
Koskoca devletler kuruluyor, ancak halk sıkıntı içinde ve açlık çekiyor. Milyonlarca insan cahil kalıyor. Her yerde sarhoşluk, hırsızlık, büyük sefahat, isyanlar, toplumsal nefret kol geziyor... Ve herkesin ağzında küfür. Baba mirası veya halkın yuvarlandığı yozluk bataklıklarından bir okul diploması elde ederek yükselen, korunaklı ve uygun bir yere ulaşan hiç kimse sonrasında parmağını dahi kıpırdatmayacak, milyonları o karanlıktan kurtarmaya yeltenmeyecektir. Ve aydınlanmamış, sarhoş, aç bir halka sahip büyük ülkelerin bataklık üzerine taşlardan inşa edilmiş büyük birer kule gibi olduklarını da bilmeyeceklerdir.
Sayfa 72·Kitabı okuyor
Ve sadece aptal, cahil ve kitleleri ezen zalimler aydın düşmanı olabilir ki gerçekten düşmandırlar. Bunlar baykuş misali manevi karanlığın tadını çıkarırlar. Baykuşlar ışığı sevmez, gözleri güneşten incinir. Bu nedenle dünyanın her yerinde baykuşlar ve sırtlanlar ne parlak düşünceyi ne de parlak bilgiyi sever.
Sayfa 58·Kitabı okuyor