"Bir yaştan sonra zehirlenmiş Gözlerimiz artık zahiri görmekle kanmıyor, batını da görüyor. Hakikatlerin temizlenmiş sathında kalmıyor, içlerine, gizlenen yaralarına da nüfuz ediyor. Mütemadiyen yalanlarını söyleyen şeyler bize artık aldatmıyor. Söyleyeni dinlerken duyduğumuz sözler bize şeffaf görünüyor. Yalnız işittiğimizin yalan olduğunu değil, aynı zamanda söylenmeyen doğruyu da duyuyoruz. Herkes özünü sakladığını umarken aldanır, acemidir, bunu saklayamaz; fakat karşısındakinin maksatlarını duyarken herkes üstattır, aldanmaz, gözünden hiçbir şey kaçırmaz."
"Kitapların iyileri ve ruhumuza takdis ettiğimiz faziletler, insanları daha zor beğenmeye bizi mecbur ediyor. İnsan artık vaktini yabancılara karşı müdafaa etmek sevdasına düşüyor."
"Mevsimlere göre değişen tabiat kadar hislerimize göre de yüzümüz değişir, Biz değişiriz. Memur gündüz ki çatık kaşlı amirinin gece yarısı barda vefalı, coşkun, açılmış yüzünü görse belki onu tanıyamayacağı gelir. Halbuki o aynı adamdır. Biz aynı adamız. Lakin dakikadan dakikaya başkalaşırız."
"Aynı gün içinde saatten saati değişiriz. Kaygısız bir çocuk, hırslı bir genç, uslanmış bir yaşlı adam ve birçare, bunayan bir ihtiyar olabiliriz. Aynı yirmi dört saat içinde yalnız kalmaya susar, başkalarıyla görüşmeyi acıkırız."
"Halbuki aleyhimizde verilen hükümlerin sebepleri çok kere bizim kusurlarımız değil, Bize bakanların görüşlerini bulandıran kendi hisleri, acizleri ve öfkeleridir. Zalim size zulüm etmekteki sebebi kendi fena kanında bulunur. Sizi ısıran köpek siz ısırılmaya müstehak olduğunuz için değil, kendisi kuduz olduğu için ısırır. Onun için ehemmiyetli olan şey sizin ısırılmanız değil, kendisinin ısırmasıdır."