Rousseau'nun yanında olan Susarma Lear (evet, kitap kapağının sebebi:)), uhrevi Godlike yardımcımız Myrlin, 673 Nisreen Tetrax ve The Nine denilen varlığın izinde bir gemiyle merkeze, Tulyar'ın peşinden gitmektedir. Merkezin ve bu dünyanın kurtuluşu, her ne kadar kahraman olmak istemese de tamamen Rousseau'ya yüklenmiştir, çünkü yazılım uzayı onun bedenini seçmiş ve antik ve mistik Yunan tanrılarıyla ilgili geçmişe dönük ipuçları vermiştir. Yazılıma kopyalanmış vücutlar akıllarda soru işareti bırakırken, merkezdekilerin Asgard'ı kontrol etmek için yapay zeka ve kendilerinden daha güçlü insan yapımı tanrı yaratmaları da cabasıdır. Merkezde onları neler karşılayacak? Amaç ne? Kim bu tanrılar? Ya da yüksek bir zeka mı? Asgard neden Samanyoluna getirildi?
Fakat şu cümleler: "Maybe they didn't entirely trust the gods they made, or maybe they were fearful of exactly the kind of invasion which they seem to have suffered, but for one reason or the other, they may have reserved some key control for purely mechanical operation."
Tam anlamıyla mükemmel bir kitaptı. Heyecan en yüksek seviyesini, aynı derecede son sayfasına kadar korudu. Okuyun, okutturun!