En kötüsü, bu yanlız, boğucu, iç karartıcı akşamlardı. Sürekli olarak acımasız ve şanlı mücadeleler verme durumunda olacağımızı düşünmüştük, iyi ile kötü, dost ile düşman hakkında hep açık tanımlara sahip olacağımıza inanmıştık; genelde haklıydık da, yalnız bazı şeyleri öngörememiştik: Örneğin, bu akşamları kafamızda canlandıramamıştık, oysa var olacaklarını biliyorduk.