Dini, Müslümanlığın hiçbir devrinde olmadığı kadar karanlığa düşürdük.Çünkü politika, dini yılda kırk-elli bin ödenek karşılığı “yüzde yüz cehalet”e satmıştır.
Falih Rıfkı Atay
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Batılı aydın demek, tam kuruluşlu lise kültürü almış kimse demektir.Askeri de, sivili de, hukukçu veya mühendisi de bu tam kuruluşlu lise kültürünü almış olmadıkça seçkin aydınlar sırasına giremez.Türkiye’de tam kuruluşlu kaç Batı lisesi vardır, bilmiyorum.İki veya üçü geçmez, sanırım.Onun için Türkiye’de sık sık hekime, mühendise, avukata, mimara, subaya rastlarsınız; kültürlü aydına binde bir.Her şeyi bırakın; Atatürk ne yapmıştır, kavrayarak bilen çok az “sözde”aydın tanımışımdır.Liselerimizin çoğu okumuş “cahil” yetiştirmektedir.Pek çok parolacı, slogancı, basma kalıpçı....
Falih Rıfkı Atay
Müslüman olmak isteyen Alman bilginine;
“Birçok dinleri inceledikten sonra, İslamiyetin hak dini olduğuna inandığınızı beyan ediyor ve bu dine kabul olunmanız için müsaade istiyorsunuz.Ulu Tanrı’nın hidayetini kazandığınızdan dolayı sizi tebrik ederim.Şurasını ihtara mecburum ki, islamiyette papazlık ve ruhbanlık merasimi olmadığından, sizin İslamiyet’e girmeniz kabulümüze bağlı değildir.
Bizim borcumuz halka nasihat ile bilmedikleri şeyi öğretmektir.Yoksa onlar, doğum, nikah, ibadet ve ölümlerinde bir imama yahut hocaya muhtaç değildirler.Memleketimizde seyahat eden Avrupalıların çoğu, bizdeki sarıklıları papazlarla karıştırmaktadırlar.Bu fahiş bir hatadır.İslamiyet’te Rab ile kulun arasına kimse giremez.Müslümanlar, ibadetlerinde, Allah ile olan alakalarında daima baş başa kalırlar.Kimse Tanrısı ile kulun arasına giremez.Girmek isteyenler kafir sayılırlar.
İslam dininin temeli iki sözden ibarettir.Biri Cenab-I Hakk’ın birliğini tasdik etmektir ki, Arapça ‘Lailaheillallah’ kelamıyla eda olunur.Diğeri Peygamber Efendimiz Muhammed Hazretleri’nin Resulullah olduğunu tasdik etmektir ki, Arapça, ‘Muhammedün Resulullah’ kelamıyla eda olunur. Bu iki kelamı kalben tasdik eden, yani Cenab-ı Hakk’ın birliğine ve Hazret-i Muhammed’in peygamberliğine iman eyleyen kimse mü’min dir.”
Mustafa Kemal Atatürk