Şu koskoca evrende yalnız hissetmek belkide. Zaman geçtikçe tek hissin bu olması yada. Başka herşeye hissizleşmek de olur.. olduda. Herşeyi sorgulamaya başlamak, aynı sokağın etrafında defalarca turlamak.
Bunlar olurken beynimin derinliklerinden gelen birses çok az duyuluyor. Bu Dostayevski. Dedi: sizin yarı yolda bıraktıklarınızı ben sonuna kadar götürdüm yalnızca. Düşündüm, hüzünlendim...
.....................BİR SÜRE SONRA.....
Sefiller kitabında ki şu satırlar geldi aklıma. 9430 numaralı bu mahkumun adı. Jean Valjean dı. Ölüm haberiydi bu JV. nin. Çok üzülmüştüm. 50 sayfa sonra ise şu yazıyordu. JEAN VALJEAN ölmemişti. Bunu ilk okuduğum o gün ki tebessüm durdu dudaklarımda. Mutlu oldum. Kitaplar iyiki var.