bilge insan, hayatını sakin ve sağlıklı yaşayan insan yargısız insandır. kimseyi kendi normlarının içine sıkıştırmayı düşünmez bile. bunun büyük bir haksızlık olacağını bilir zaten. onun kendinden başka sorguladığı hiç kimse yoktur. nasıl daha iyi, daha yargısız, daha kabulde, daha sakin olabileceğinin düşüncesindedir o. kendi mermerini yontar sadece, kendinden ne kadar mükemmel bir heykel çıkarabilirse o denli tatmin bulmuş, kalitesi yüksek bir yaşam sürmüş olacaktır çünkü. bu yüzden çekici de kendi mermerine vurur, kimseninkine dokunmaz.
hiç acele etme… süreci yaşamayacaksan, tadını çıkarmayacaksan, araştırdığın şeyin üzerinde demlenmeyeceksen fayda kazandırmayacaktır sana.
dem çok değerlidir.
okuduğun, izlediğin, araştırdığın, gezdiğin, her şeyin sende demlenmesine izin ver.
demlenmek derinleşmektir çünkü. okuduğun şeyle ilgili derinleşebilmen için o süreçte demlenmeye ihtiyacın vardır. “en derin nehirler yavaşça akar” der bir atasözü… aceleyle hayra, başarıya ve sağlığa ulaşan kimse ama hiç kimse yok.
her şey derindir, her şey anlam yüküyle kaplıdır, her şey bize kendini azar azar gösterir. beklemek, belirleyici bir eylemdir. zaferlerimizin, karakterlerimizin bir parçasıdır beklemek. japonlara göre kazanmak ve başarmak, “en sabırlı” olanın hakkıdır.
mühim olan rutinin dışına çıkmak, ezberleri bozmak… böylece her yenilik bir farkındalık, her farkındalık yeni bir bakış açısı, vizyon ve yaratıcılık kazandırır.
tatile hız ve stres götürdüğünde yaptığın tek şey mekân değiştirmek olur sadece ki sen mekân değiştirdiğin için bile mutlu hissedebilirsin kendini çünkü yoğun bir kısır döngüye dönüşmüş olan hayatından uzaklaşma hissi bile iyi gelir. ancak bu yinede sakin, verimli, yaratıcı ve üretken bir tatil anlamına gelmez.
sakin insan en çok tatildeyken ya da dinlenirken üretkendir. çünkü yavaşlığın içinde yaratıcılık, deha, fikir ve ilham olduğundan sakin insanlar tatillerden çoğunlukla şahane yeni kararlarla, yeni başlangıçlarla, ilhamla, yeni fikirlerle, parlak düşüncelerle geri dönerler. onlar için tatil sadece iyi geçmez, çok verimli ve hayırlı geçer. zihnen, ruhen ve fiziksel olarak çok dinlenmiş olurlar.
oysa bazıları tatile yorgun gider, daha yorgun döner…
rutini bozulduğu için daha fazla stres, kaygı ve aksilik yaşar. dinlenmeden geri döneceği telaşı yüzünden zihinsel olarak hiç rahatlayamaz. zihni çözülmemiş sorunlarla doludur hâlâ. sabahtan akşama kadar şezlongda yatarak dinlenmeyi umar, zihninin boşalmasını, bedenin rahatlamasını bekler ama öyle olmaz. saatlerini saniyelerini nasıl değerlendirmesi gerektiğinden emin olamayarak hem her şeyi yapmaya kalkışır hem bir şey yapamaz. yapamadıklarına öfke duyar, telaş içinde yaptıklarındansa zevk almaz.
sakin insanın bir şeyleri yapma ya da yapmama telaşı yoktur. zamanla ne yarışı vardır onun ne kavgası… dilediği her şeyi yapmaya vakit bulur, yaptığı şeylerin içinde de yüksek bir tatmin, doyum ve dinlenme yakalar.
sakin insan keşiflerle dolu tatilleri tercih eder.
biliyorum, sakin insan deyince sabahtan akşama kadar deniz kenarında yatan kişinin o olması gerektiğini düşünüyorsun ama öyle değil. ne demiştik? sakinlik, hareketsizlik demek değildir, farkındalık eylemidir.
sakin insanın tatili keşiflerle doludur. gezer, araştırır,