Mia giderek daha fazla kendisiyle konuşmaya başlamıştı. Düğümlenmiş düşünceleri , kafasının içinde , gölgeler arasına sakladığı her şey gün yüzen çıkmaya başlamıştı.
Alkol almaması gerekiyordu. Bu çok açıktı. Doğrusunu söylemek gerekirse hiç kimse içmemeliydi. Yoldaydı , öyle değil mi? Ait olduğu yere gidiyordu. Görünenin arkasına. Bu onun uzmanlık alanıydı. Başka hiç kimsenin görmediğini görmek.
Kendine baskı yapma. Sadece dinlen. Bir yere git. Bir adada saklan. Dünyayla ilişkini kes. Sen kendine düşeni yaptın. Ama hayır , gerçekler kapıyı çalmaya devam ediyordu. Kötülük onu rahatsız etmekte ısrarlıydı.